Türkiye’de diri fay sayısı 700’e çıktı: Deprem riski arttı mı?

Yayınlanma: 23.06.2026 12:36 Güncelleme: 23.06.2026 12:36

MTA’nın güncellediği Türkiye Diri Fay Haritası’nda fay sayısının 485’ten 700’e yükselmesi kamuoyunda “Deprem riski arttı mı?” sorusunu gündeme getirdi.

TürkiMaden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün Türkiye Diri Fay Haritası’nı 13 yıl sonra güncellemesi, deprem gerçeğini bir kez daha gündemin ilk sıralarına taşıdı. Yeni çalışmada, 2013 yılında 485 olarak açıklanan diri fay sayısının 700’e çıktığı belirtildi. Haritadaki bu artış, özellikle deprem riski yüksek bölgelerde yaşayan vatandaşlar arasında merak ve endişeye yol açtı. “215 yeni fayın ortaya çıkması Türkiye’de deprem tehlikesinin arttığı anlamına mı geliyor?” sorusu kamuoyunda en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. “Daha fazla fay, daha fazla tehlike demek değil” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, diri fay sayısındaki artışın doğrudan deprem tehlikesinin büyüdüğü şeklinde yorumlanmaması gerektiğini söyledi. Bektaş’a göre yeni harita, Türkiye’deki deprem kaynaklarının daha ayrıntılı incelendiğini ve daha gerçekçi biçimde tanımlandığını gösteriyor. Bu nedenle fay sayısındaki artış, tek başına “daha büyük risk” anlamı taşımıyor. 215 yeni fay neden önemli? MTA’nın yeni haritasında 215 yeni diri fayın yer alması, bilimsel açıdan önemli bir güncelleme olarak değerlendiriliyor. Bu veriler, özellikle yerleşim planlaması, altyapı yatırımları, sanayi tesisleri ve afet risk azaltma çalışmalarında yol gösterici olacak. MTA Genel Müdürü Vedat Yanık da güncellenen haritanın, deprem tehlike analizleri ve kritik altyapı planlamaları için temel başvuru kaynaklarından biri olacağını ifade etmişti. Gözler AFAD’ın yeni haritasında Prof. Dr. Osman Bektaş, asıl değişimin AFAD tarafından hazırlanacak güncel Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nda görüleceğini vurguladı. Bektaş, MTA’nın diri fay haritasının deprem kaynaklarını ortaya koyduğunu, ancak deprem tehlikesinin bölgesel düzeyde nasıl değişeceğinin AFAD’ın yapacağı analizlerle netleşeceğini belirtti. Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, “Daha fazla fay, daha fazla tehlike değil; deprem kaynaklarının daha ayrıntılı ve gerçekçi tanımlanması demektir” mesajını verdi. Denizlerdeki faylar da hesaba katılıyor Bektaş’ın dikkat çektiği bir diğer nokta ise 2018 Türkiye Deprem Tehlike Haritası oldu. Bu haritada yalnızca kara üzerindeki diri fayların değil, denizlerdeki ve sınır bölgelerine yakın fayların da dikkate alındığını belirtti. Ayrıca söz konusu çalışmalarda EMME ve SHARE gibi uluslararası deprem tehlike haritalarından da yararlanıldığı ifade edildi.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız