TAŞ DEVRİ İNSANLARI

Yayınlanma: 09.04.2026 12:57 Güncelleme: 09.04.2026 12:57

  Sevgili peygamberimizin on yıllık Medine hayatında suç işleme oranı sıfır noktalara kadar inmişti. İslam tarihinin Medine döneminde ahkâm ayetleri indiğinde toplum İslam ahlakıyla donatılmış, Allah’a ve Rasülüne itaat gönülleri süslemiş, en küçük bir suçun o güzellikleri kirleteceği endişesiyle yalana, yanlışa, harama, isyana, inkâra kapılar kapatılmıştı. Suç ve cezalardan önce insanların fıtratını kirlerden imanla arındırma ve yanlışların doğrusunu yapma, haramın helalini işlemek, kötüye karşılık iyisini almak, batıla karşı Hakkın yanında yer almak hayatın/yaşamın kendisi olmuş huy ve ahlak haline getirilmiş. İşte böyle bir ortamda suç işleme oranı sıfır nota.. haline gelmiştir. 1200 yıl bu İslam adaleti, Yemen’den Viyana’ya kadar ülkelerde yaşayan insanların yüreklerinde adalet tohumlarıyla yeşermişler ve adalet kokusu temiz hava gibi, her eve ve her yüreğe engelsiz olarak girince savaşlara gerek kalmamış. Son üç yüz yıl içinde İngiltere ve Avrupa’da suç işleyip kaçarak geldikleri Amerika’da devlet kurup kanunları kendilerini koyan çeteler bir araya gelerek devlet olmuşlar dünyanın düzenini kurup bütün servetlerin kendilerine akması için kanunları koymuşlar ve Birleşmiş Milletler aracılığıyla bütün dünyaya yön vermeye kalkmışlar. Kızılderilileri insandan saymadıklarından 25 milyonunu öldürmüşler ve hiçbir mahkemeye de çağrılmamışlar. Başkan Trump’ dünkü lakırdılarından birin de “Onları ait oldukları yere, Taş Devrine döndüreceğiz” derken manasını bilerek mi söyledi veya bilenler mi eline tutuşturuverdi bilmiyorum ama her iki halde de asıl kendilerinin ataları gibi Taş Devri kinini taşıyorlar. En zekilerini seçimle belirledikleri Cumhurbaşkanı Trump örneğinde olduğu gibi. Yüz yıldır, Kızılderilileri nasıl yok ettiklerini bize seyrettirirlerken hem paramızı aldılar hem gözümüzü korkuttular, hem geçilmezliklerini kabul ettirdiler. Hırsızlıklarında, adam öldürmelerinde, soygunda, sömürüde, saldırıda, işkencede geride kalmamız, bizim iyiliğimizi, doğruluğumuzu, dürüstlüğümüzü gösterir. Allah ve Rasülünün kurallarına göre hareket edenler ve Allah’ın çizdiği sınırları aşmayan yöneticiler de hüküm koyarlar ve Müslümanlar da o hükme uyarlar. “Rabbimiz, Maide süresinin 32 inci ayetinde: “Bundan dolayı İsrail oğullarına şöyle yazdık: "Kim, adam öldür¬me¬yen, yeryü¬zünde bozgunculuk çıkarmayan bir adamı öl-dürürse, bütün in¬sanları öl¬dürmüş gibi¬dir. Kim de bir canı kurtarırsa, bütün in¬sanları kurtarmış gibidir. Elçilerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Bundan sonra da onlardan birçoğu yeryüzünde aşırı gittiler.” Buyurmuş. Sevgili peygamberimiz de, “Müslüman bir insanın öldürülmesinden, (insansız) bir dünyanın yok olması Allah katında daha ehvendir” buyurmuş. (Tirmizi, Diyat 5, İbni Mace, Diyat, 1) Bu imanla büyüyen İmamı Gazalinin hocası, İmamü’l-Harameyn-el Cüveyni (H.419-478) “Dünya malının tamamı, bir damla kanla tartılsa kana denk olmaz” der. (el-Ğıyasi s: 256) Aynı ma’nayı İmam Gazali de el-Müstasfa 1/314 de tekrarlamış. Aynı kültürden sulanan Mehmet Akif Merhum da: “Bütün dünya için bir damla kan çoktur” diyorlar, sen, Şu ma’sum ümmetin seller akıttın hûn-i pâkinden” deyivermiş. Sevgili peygamberimiz, İslam kültürünün evrenselleşmesi için gayret göstermiş, doğuyu ve batıyı birleştirmiş, Suçların, haksızlıkların, zulümlerin kaynağı olan Kostantini/İstanbul’u ve Roma’yı işaretlemiş. Sevgili peygamberimiz, sağlığında Türkiye topraklarının İki buçuk katı toprak fethetmiş ama iki taraftan harp meydanında ölenlerin sayısı 240 ı geçmemiş. (Bak: Prof. Dr. Muhammed Hamidullah, Hz. Muhammed in savaşları, s:11)

Devamını Okumak İçin Tıklayınız