ŞEHVET VE GAZAP
Canımıza kasteden, kanımızı akıtmak isteyen, malımızı çalmak isteyen, bizi bulunduğumuz yerden kaydırmak isteyen, özetle bize ait olanı bizden almak isteyene gazaplanır/kızarsınız. İşte bu olumlu kızmaya gazap denir. Gazap da şehvet de Rabbimizin bize emanet olarak verdiği sevmek ve nefret gibi nimetlerden ikisidir. Her ikisinin de yol kılavuzu nefsimiz olmamalıdır. İkisinin de nerede nasıl kullanılacağını Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’iyle bildirmiş, nasıl uygulanacağını Allah’ın elçisi uygulamalı olarak bize öğretmiş. Şehvetle gazabın yuları, imanla dizginlenirse, gazap bize zararı olacaklara karşı emrimize girer, şehvet de bize faydalı olanları bize doğru gelmesi için bizi uyarır, heveslendirir, harekete geçirir. İştahım açıldı, iştahım yok derken kullandığımız kelime şehvet kelimesinden türemiştir. Rabbimiz, şehvet nimetini vermeseydi neslimiz devam etmezdi Rabbimiz, gazap nimetini lütfetmeseydi canımızı, malımızı, ülkemizi, düşmandan koruyamazdık. Sevilecekleri, alınacakları, yapılacakları, kitap ve sünnetten alıp nefsimizin rotasını belirlersek, bu gün insansız araçlara takılan aletler gibi nefis, o şehvet/istekle hedefe doğru giderken şehvet gücünü kullanır. Sevilmeyecekleri, alınmayacakları, yapılmayacakları, kitap ve sünnetten alıp nefsimizin rotasını belirlersek, bu gün insansız araçlara takılan aletler gibi nefis o gazapla hedefe doğru giderken gazap yakıtını kullanır. Bütün bu kurallara uyarken dahi yine dikkatli olmaya çalışacağız. Bunun için Allah celle celalühün bizi 24X365 gün her saniye değil, salisenin milyonda biri olan her anda bizi gördüğünü, bildiğini, duyduğunu hatırdan çıkarmamak, şehvetle gazap hizmetkârlarımızın yoldan çıkmasını engellemede çok faydası olur. Şehveti başıboş bırakırsak, Süreyya yıldızını kadın sanır oraya çıkmaya çalışırken, dünyada cezaya, ahirette Ğayya’ya düşer. Gazabın efendisi değil de kölesi olursak, güneşe kurşun sıktırır, kendini cehennemde yaktırır. Sevgili peygamberimizin en kısa hadislerinden biri de “La tağdab/gazaplanma” Allah, meleklere akıl vermiş, şehvet vermemiş. Hayvanlara şehvet vermiş, akıl vermemiş. İnsanlara her ikisini de vermiş. Şehvetini ihmal eder, yalnız aklını kullanırsa melekleşir. İnsandan istenen bu değildir. Aklını ihmal eder, şehvetini öne alırsa, hayvanlaşır; hatta Kur’an’ın ifadesiyle hayvandan daha aşağı olabilir. (A’raf 7/179) İnsandan istenen bu da değildir. İnsandan istenen, her iki özelliğini de diri tutması, çalıştırmasıdır. Cambazın ipte oynarken elindeki denge değneğinin iki tarafına da dikkat etmesi gibi İnsan ikisini de kontrol etmeli ve dünya ahiret dengesini gözeterek bu dünya hapishanesinde mahkûmların hep af beklediği gibi Allah celle celalühten afvımızı isteyelim. Lütfedip rızasına erersek, sonu gelmez cennet hayatımızda canımızın, istediği, gözlerimizin lezzet aldığı her şeyin olduğunu haber verir Rabbimiz: “…Orada canların çektiği, gözlerin hoşlandığı her şey vardır.” (Zuhruf süresi ayet 43/71)