RAHİMDE, BEŞİKTE VE EŞİKTE ÖĞRETİLENLER
Sevgili Peygamberimizin sohbetinde yetişen ashab-ı kiramın eğittiği tabiin ve onların eğittiği değerli insanların bize kadar gelen eserlerin sahibi olanların hayatını araştıranlar, onların anne ve babalarının tertemiz hayatlarından bahsederler. İki temiz Müslüman’ın, teninde haram olmayan, yüzünde ve gözünde haram izi bulunmayan bir kadınla bir erkeğin evlenmesinden sonra hamile kalındığında birbirlerine incitici sözler söylemeden, karnında çocuğa eğitimi ana karnında başlatmak için her gün sesli olarak Yasin Süresi okuyan kadınlar olduklarını naklederler. Doğunca kulağına ilk aşı olarak Kelime-i Şehadeti okurlar. Evde dedenin, ninenin, babanın, annenin ve büyük kardeşlerinin Kur’an sesiyle büyürler. Beşikte iken çocuk uyutma ve avutma için söylenen ninniler, çocuğun eğitiminde en etkili telkinlerdir. “Besmeleyle uyanır O nurlara boyanır Buna can mı dayanır Ninni yavrum ninni Uyusun da büyüsün ninni Tıpış tıpış büyüsün ninni *** Mekke evlerinde doğan Cebrail’dir gökte öğen Hak “Habibim” diye seven Nenni Muhammed’im ninni Nenni can Ahmed’im ninni” Ninnileriyle büyüyenle, “Dandini dandini dastana, Danalar girmiş bostana Kov bostancı danayı Yemesin lahanayı” ninnisiyle büyüyen bir olmaz. Okulun eşiğinden içeriye besmeleyle girip “Rabbi yessir, ve lâ tüassir, Rabbi temmim bi’l-hayr/Rabbim, işimi kolaylaştır zorlaştırma, Rabbim, işimi hayırla, iyilikle tamamla” diyerek eğitime başlayanla, “Ali koş. Ali tut. Ali top oyna” diyerek eğitime başlayan da bir olmaz. Bizim örneğimiz, İsa aleyhisselamı peygamber kabul eden ve O’nun getirdiği İncil’e göre hareket eden Kehf Süresi’nin 102-106’ncı ayetlerinde, Ashab-ı Kehf olarak adlandırılan yedi yiğit adamın azlıklarına bakmadan kula kul olanların saltanatını tanımadıklarını haber veren Rabbimizdir. Çünkü bu dünya ahiretin ekeneği, istasyonu gibidir. Bu geçici dünyada birkaç günlüğüne kendini Rab yerine koyanlara uyanların sonunun hüsran olacağını bildiler, ev ahireti dünyaya tercih ettiler ve bu dünyada da hayırla anılmaya devam ediyorlar. Dil bilmez, halden anlamaz, zorba insanlardan medeniyet öğrenmek yerine bütün gelmiş geçmiş medeniyetleri kuranları, yıkanları, yapanları yaratan Allah’a kul olmaya devam edelim. Bütün kâinat, O’nun “kün/ol” emriyle olmuş. Yalnız karıncanın için dünyanın birçok üniversitesinde binlerce araştırma yapılmış, yüz binlerce sayfa yazı yazılmış, yazılmaya da devam ediliyor. Denizin derinliklerinde yaşayan hayvanların daha sayısı tamamlanmamış. Her biri için kesin ve tam bilgilerin sunulması için bile denizin suyu mürekkep olsa denizdekilere yetmez Bütün bunlar da “kün/ol” emrinin eseridir. Geçmişte ve günümüzde tabiat kanunlarını keşfeden bilim adamlarımız, dünyanın yaratıldığı günden beri var olan kanunları bulmuşlar ve bulmaya devam ediyorlar. Tabiattaki kanunu bulan ilim adamına saygı duyarız ama o kanunu koyana kulluk yaparız. Ciğerpareniz, yavrularınızı bu dünyada kula kulluk yapmaktan kurtararak ahirette cehennemde yanmasını engellemek de baba ve annelerin görevidir. Örneğimiz Allah’ın kulu ve Rasülü olan peygamberimiz olsun. Allah’ın hiçbir kulunu Allah’a ortak koşmayalım ve salih amel işlemeye devam edelim.