ÖNCE BİZ, SONRA ÇOCUKLARIMIZ

Yayınlanma: 23.04.2026 13:14 Güncelleme: 23.04.2026 15:54

Çocukların ahlâkını bozmak, ateist, deist, özetle kâfir yetiştirmek, Firavun’un İsrail oğullarının erkek çocuklarını öldürmesinden beter. Kâfir ve zalim Firavun’un öldürdüğü erkek çocukların hepsi cennete gidecekler ama kâfir olarak yetiştirilen ve kâfir olarak ölenlerin, sonsuz senelerde cehennemde yanacaklarını Rabbimiz Beyyine süresinde ve birçok sürede haber verir. Foto galeri hizmeti “Şüphesiz ehli kitap ve müşriklerden olan kâfirler, cehennem ateşinin içindedirler ve ebedî olarak orada kalıcıdırlar. İşte onlar yaratılanların en şerlisi/kötüsüdürler.” (Beyyine süresi ayet 98/6) Rabbimiz, kâfir olan herkesin zalim olduğunu şöyle haber verir: “…Kâfirler, zalimlerin ta kendileridir.” (Bakara süresi ayet 2/264) Her zalim, kâfir değildir ama her kâfir zalimdir. Müslüman olduğu halde bir kişi zalim olur mu? Olur. Ama Allah’tan af ister, Rabbimiz de af edebilir. Ama kâfir, iman etmeden ahirete giderse, ebedi cehennemlik olduğunu ve yaratılmışların en kötüsü olduğunu yukarıdaki ayet haber verir. Baba Bush, oğlunu el bebek, gül bebek gibi besleyerek, başkanlığa hazırlayarak, Bush oğlu Bush’u aynı zamanda cehenneme yakıt olarak hazırladığının farkında olmadan besleyip büyüttüğünden, Kendini cehenneme hazırladığından başta kendine zulmetmiş ve sonra ailesine ve daha sonra dünyada elinin erdiği herkese zulmederek zalimlik yapmıştır. Bu dünyada ne kadar uzun yaşarsak yaşayalım sonunda öleceğiz. Çocuklarımız da öyle yaşayacaklar ve ölecekler. Sonu gelmez asırlarda cennet veya cehennemde yaşayacaklar. Bu dünyada çocuklarımızın hayatının doğru yolda, iyi halde, incitmeden, incinmeden, ten ve can rahatlığı içinde mutlu bir hayat yaşaması için çalıştığımızdan daha fazlasını ahiret için yapalım. Her iki dünyasının güzel olması için iki dünyayı da yaratanın belirlediği kurallara göre yaşamaya ve yaşatmaya çalışalım. Rabbimiz, İsa Aleyhisselamın annesi Meryem’in (Allah ondan razı olsun) yetişmesini haber verirken: “…Onu güzel bir bitki gibi büyüttü” buyurur. (Al-i İmran süresi ayet 3/37) Çocuğunuzu, çiçeğinizden daha fazla seviniz. Makamınızı, ekininizi, paranızı, şöhretinizi, rütbenizi ne kadar koruyorsanız, çocuklarınızı daha fazla dikkatle koruyunuz. Kasaya para doldurmaktan daha fazla çocuğunuzun gölünü imanla süsleyiniz. Kasanızı korumak için aldığınız tedbirlerden daha fazla çocuğunuzun imanının şeytan veya şeytanlaşmış insanların çalmasını engellemek için tedbirler alınız. Bugünlerde en çok suçlananlar zamane çocukları. Çocuğuna akıllı telefonu anne veya babası almakta. Anne veya babası, çocuktan daha fazla telefonda oyun oynamakta. Semt pazarlarında bazı satıcılar, oyun oynarken müşteriyi görmediği gibi, “Domates kaça” sorusunu da duymaz haldeler. Patronlar da servetine servet katmak için anlaşmalar, görüşmeler, buluşmalar nedeniyle evdekileri gece geç vakitte uyku halinde görüyor. Rabbimiz buyurur: “Dünya hayatı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, sakınanlar için daha hayırlıdır. Akıl etmiyor musunuz?” (En’am süresi ayet 6/32) Fabrikamız, altın madenimiz, tarlamız, bağımız, bahçemiz, apartmanlarımızı görünce mutlu olduğumuz ve helalinden kazanıp zekâtını da verdiğimiz bütün mallarımız da oyuncağımızdır ama bu oyuncakların en değerlisi aile fertlerimizdir. Oğlunuzdur, kızınızdır. Hastalandığında yurt içinde ve yurt dışında tedavisi için milyonlarınızı harcadığımız ve servetimizin tamamını vermeye hazır olduğumuz çocuklarımızı yalnız hasta olunca ilgilenmeyelim. Onlarla sağlıklı oldukları zamanlarda birlikte olalım. Tenimizde ve onların teninde haram lokma olmasın. Gönlünde, Allah kelamının ve Resulünün sünnetinin ve sevgisinin önüne geçecek söz ve sevgili olmasın. Bütün sevdiklerimizi yaratan, Allah celle celalühtür. Bütün sevdiklerimizi Allah için sevelim. Ve Rabbimizin: “Ey iman edenler, kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun (ateşin) üzerinde kaba ve güçlü melekler vardır. Allah'ın onlara emrettiklerine karşı gelmezler ve emredilenleri yaparlar” emrine, uyarısına, nasihatine uyalım. (Fatır süresi ayet 66/6).

Devamını Okumak İçin Tıklayınız