NETANYAHU’YA DUA EDELİM Mİ?
2025 yılında Büyük Şehirlerden birinde bir günde beş konuşma yaptım. Üç Anadolu İmam Hatip Lisesi ile bir Anadolu liselerinin konferans salonlarında, “Ölçümüz İslam” konulu konuşmamı yaptıktan sonra, akşam da halka yönelik konuşmamı Büyük Şehir Belediyesinin salonunda yaptım. Genelde konuşmalarım, tenkit değil, teklif yönünde olur. Konferansın sonunda Gazzeli Mücahitlerin o şanlı ve tarihe geçecek direnişini anlattım ve sonunda “Allah celle celalüh, Netanyahu’ya İslam’a girmek nasip etsin” anlamında dua ettim ama “Amin” diyen olmadı. Bu sessizlik, Netanyahu, Müslüman olmasın, kâfirliğin gereği olan zalimliğine devam etsin, yine çocukları, kadınları, yaşlıları, gençleri şehit etsin, biz de burada seyredelim anlamına gelmez mi? Sevgili peygamberimiz, hep karşısına düşmanca çıkan Uhud harbinde Ashabın mağlubiyetine sebep olan Halid bin Velid’in Müslüman olması için çok istekli idi ve Müslüman olan kardeşi Velid’den hep onu sorarken hakkında güzel şeyler söylerken bir gün kardeşiyle sohbet ederken karar verdi ve Medine’ye gelip Müslüman oldu. Mute harbinde, üç tane ordu komutanı şehit olduktan sonra kumandayı Halit aldı ve harbi kazandı. Bunun üzerine sevgili peygamberimiz onun hakkında: “Allah’ım, Halid, senin kılıçlarından bir kılıçtır; Ona yardım et Allahım” dedi ve o günden itibaren Halid’e “Seyfullah, Seyfül İslam” denmeye devam edildi.” (Nesai, Sünen, K. Menakıb, bab 6) Yine sevgili peygamberimiz, Ebucehil ile Ömer bin Hattab hakkında: “Allahım, şu iki adamdan Ebucehil veya Hattab oğlu Ömer’le İslamı kuvvetlendir. Onlardan Allah’a en sevimlisi Ömer oldu” (Ahmed Müsned, Abdullah bin Ömer hadisi, Tirmizi, Sünen, K. Menakıb, bab 18, Hakim, Müstedrek, K. Menakıb, Bir başka rivayette, elinde kılıç Mekke sokaklarında Alemlere Rahmet Hazreti Muhammed aleyhisselamı öldürmek, Rabbimizin rahmet kapısını kapatmak için dolaşan Ömer için: Allahım, Ömer’le İslamı kuvvetlendir” diye dua ettiği de rivayet edilir. (Taberani, Mu’cemi Kebir, Abdullah bin mesud hadisi, Ahmed, Müsned, Abdullah bin Mes’un hadisi. Biz, Müslümanların kendine gelmesine, İslam’a yeniden dönüş yapmasına dua ederken bütün kafirlerin de cehennemde yanmamaları için tebliğe ve hidayetleri için duaya devam ederiz. Netanyahu’nun, Trump’un, Putin’in, Şi’nin ve bütün önderler ve onların halklarını onlardan daha fazla severiz ve kendileri, çocukları ve halklarının cehennemde yanmamaları için malımızı ve canımızı bu yolda harcamamız en büyük sevaplardan olduğuna iman ederiz. Gazze örneğinde asıl olan doğrudan Netanyahu’nun kafasının kesilmesidir. Kendi halkının yarısından fazlası bunun yaptığına razı olmadığını kendi gazetelerinden öğreniyoruz. Zorunlu olarak savaşan askerlerin emir vereni Netanyahu olduğundan zorunlu askerleri de kurtarıvermek için Netanyahu hedef olmalı. Mahallenin serserisinin sağa sola bıçak salladığı gibi, etrafındaki komşu devletlerin mal varlıklarına göz koymuş saldırıyor. Onun için Rabbimiz bu durumlarda ne yapacağımızı haber veriyor.: “Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın (Önderlerini. öldürün). Çünkü onların yeminleri yoktur. Belki vaz geçerler. “Yeminlerini bozan, peygamberi sürgün etmeye çalışan toplumla savaşmaz mısınız ki, size karşı önce onlar başlamışlardı. Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer iman ediyorsanız, kendisinden korkmanıza en layık olan Allah’tır. “Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin; onları rezil etsin; onlara karşı size yardım etsin ve iman eden toplumların gönüllerini ferahlatsın. “Kalplerinin öfkesini gidersin. Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah, Alim'dir, Hakim'dir. “Yoksa sizin içinizden cihat edenleri, Allah’tan, Rasülü'nden ve mü'minlerden başkasını dost edinmeyenleri, Allah ayırt etmeden bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Tevbe süresi ayet 9/12-16) Günümüzde Netanyahu’ya “Dur” diyecek biri çıkmadı. Adam zulmüne devam ediyor. Bari dua edelim.