MARUL...
Hem de kıvırcık. Az önce pazartesi pazarından geldim. Bayram önü ihtiyaç gördüm. Ramazan mübarek gün, gözüm yeşilde. Aşağıdaki marulu gördüm tezgâhta. - Kaç para? - Doksan beş (95) TL. Bizim Karaman'da usul böyle. İllâ fiyat sorulur. Tere, roka dâhil. Marula dönelim. Niye yüz değil dedim. Gelişi böyleymiş. Anladım. Aldım. Pazarı dolanıyorum. Dilimde meşhur tekerleme var. "Ezan dinmesin, bayrak inmesin". Tek tesellimiz o. Az sonra kuru soğan tezgâhı gördüm. Cam gibi soğanlar. Bakmaya kıyamazsınız. Etiketinde 10 TL. Yazıyordu.( kg fiyatı) Resmen hem günah, hem ayıp. Yahu bu nedir Mevla aşkına. Bu üreticinin ürününe alım garantisi vermek çok mu zor. Meydan meydan iftar programında boy gösteren bal yapmaz arılar. Size söylüyorum. Yetkili yetkisiz kim varsa. Ama sizde haklısınız. Sizin işiniz başınızdan aşkın. Muhalefet kendi derdinde. İktidar nasıl olsa alternatif yokun sefasında. Yan yanda Şambayatın sığırına yan. Dört yıldır aynı camide teravih kılıyorum. Her şeyiyle mükemmel. Dinlendiren bir namaz. Bütün camilerimiz aynı. Ben buna inanıyorum. Bu Caminin en büyük çekiciliği; Cemaatin tamamına yakını emekçi halktan oluşuyor olması. Yani benim ömrümü Alan omuz zoru işler. Cemaatin tamamına yakınını tanıyorum. İçlerinde 42.000 den fazla kazanan yok gibi. Niye 42? Söylemesi ayıp. Ben 41 alıyorum da ondan her halde. Süveterliler var içlerinde. Ben Süveteri pek severim. Sıkı tutar adamı. Yeşil marul mutfakta yerini aldı. Benim Köroğlu sürekli duada. Allah’ım yokluğunu göstermesin diyor. Bende sürekli âmin diyorum. Herkese hayırlı iftarlar. İmkânı olmayanlara umumi duamızı da edelim. Allah yardımcıları olsun. Ona da amiiiin. Sağlıcakla kalın.