Marketlerde dijital etiket dönemi başlıyor: Fiyatlar saniyeler içinde değişebilecek
Zincir marketlerde kâğıt etiketlerin yerini elektronik raf etiketleri almaya başladı. Yeni sistem, fiyatların merkezden anlık olarak değiştirilmesine imkân tanırken, uzmanlar tüketiciyi koruyacak denetim mekanizmalarının şart olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye’de zincir marketlerde uzun süredir kullanılan kâğıt fiyat etiketleri, yerini giderek dijital etiket sistemlerine bırakıyor. Elektronik Raf Etiketi olarak bilinen bu sistemler, mağaza raflarındaki fiyatların merkezi bir altyapı üzerinden saniyeler içinde güncellenmesini sağlıyor. Perakende şirketleri bu dönüşümü daha çok “operasyonel kolaylık”, “kâğıt israfının önlenmesi” ve “raftaki fiyat ile kasadaki fiyat farkının ortadan kalkması” gibi gerekçelerle anlatıyor. Ancak sistemin yaygınlaşması, tüketici tarafında yeni soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Fiyatlar tek merkezden değiştirilebilecek Klasik yöntemde marketlerde fiyat değişimi ciddi bir iş yükü anlamına geliyordu. Bir ürüne zam geldiğinde, binlerce şubede raf etiketlerinin tek tek değiştirilmesi gerekiyordu. Bu süreç hem zaman hem personel hem de lojistik maliyet oluşturuyordu. Dijital etiket sisteminde ise tablo tamamen değişiyor. Genel merkezden yapılacak tek bir güncelleme ile aynı ürünün fiyatı, ülke genelindeki çok sayıda şubede aynı anda değiştirilebilecek. Böylece marketler, fiyatları gün içinde çok daha hızlı şekilde revize edebilecek. Küçük ama sık zam ihtimali gündemde Sisteme yönelik en büyük endişelerden biri, fiyatların artık daha sık değiştirilebilmesi. Uzmanlara göre bu teknoloji, büyük ve dikkat çeken zamlar yerine daha küçük tutarlı ancak daha sık fiyat artışlarının önünü açabilir. Örneğin bir üründe tek seferde yüksek oranlı artış yapmak yerine, günlere yayılan 50 kuruşluk ya da 1 liralık değişimler tüketici tarafından daha zor fark edilebilir. Bu da özellikle temel gıda ürünlerinde hane bütçesini etkileyebilecek yeni bir fiyatlama düzeni doğurabilir. Yapay zekâ ile dinamik fiyatlandırma mümkün Elektronik raf etiketlerinin yapay zekâ destekli sistemlerle birlikte kullanılması halinde fiyatlandırma çok daha değişken hale gelebilir. Mağaza yoğunluğu, stok durumu, hava şartları, alışveriş saatleri ve tüketici talebi gibi veriler anlık olarak analiz edilebilir. Bu model, uçak bileti ve bazı ulaşım uygulamalarında görülen dinamik fiyatlandırmaya benzer bir yapıyı market raflarına taşıyabilir. Akşam iş çıkışı saatlerinde talebin arttığı ürünlerde ya da sıcak havalarda soğuk içecek ve dondurma gibi ürünlerde fiyatların hızlı şekilde yukarı çekilebileceği belirtiliyor. Denetim için “karakutu” önerisi Dijital etiketlerin yaygınlaşmasıyla birlikte denetim mekanizmalarının da aynı hızda güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre fiyat değişikliklerinin geçmişe dönük olarak kayıt altına alınması büyük önem taşıyor. Bu nedenle sistemlerde, hangi ürünün fiyatının ne zaman ve hangi gerekçeyle değiştirildiğini gösteren bir kayıt zorunluluğu getirilmesi öneriliyor. “Karakutu” olarak tanımlanan bu yapı sayesinde, denetim ekipleri yalnızca o anki fiyatı değil, geçmiş fiyat hareketlerini de inceleyebilecek. ABD’de de tartışma konusu oldu Elektronik raf etiketleri yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da tartışılan bir konu haline geldi. ABD’de bazı sendikalar ve siyasetçiler, bu sistemlerin kötüye kullanılabileceği uyarısında bulunuyor. Eleştirilerin merkezinde ise kişiselleştirilmiş fiyatlandırma ihtimali yer alıyor. Dijital etiketler, yapay zekâ, kamera sistemleri ve büyük veri analizinin birlikte kullanılması durumunda, tüketicinin alışveriş alışkanlığına veya anlık ihtiyacına göre farklı fiyatlarla karşılaşabileceği endişesi dile getiriliyor.