KUR'AN VE KADİR GECESİ
Gece manasına gelen “Leyl” Suresi’ni severiz. Ömrümüzün yarısının geçtiği geceleri severiz. Kur’an’ın ifadesiyle Allah’ın varlığına, birliğine, ortağı olmadığına bir ayet, delil, şahit olan geceyi severiz, (İsra 12). Dinlenme yerimiz (Enam 96), gece ibadetimizin daha etkili (Müzzemmil 16), Mevla’mız ve Leyla’mızla birlikte iken bize elbise olan ve bizi bürüyen (Nebe 10) geceleri severiz. Gecelerimizin adı Kadir Gecesi’dir, Mi’raç Gecesi’dir, mevlit gecesidir, bayram gecesidir. Gerdek gecesidir. Güneş doğar gibi Kur’an’ımız bu gecelerden birinde, Kadir Gecesi’nde indi. Ay doğar gibi Peygamberimiz Efendimiz mevlit gecesinde dünyaya geldi. "Kadir Gecesi’nden" bahseden bu sure, Mekke'de nazil olmuş, beş ayettir. Meali şöyledir: 1- Biz O’nu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. 2- Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sana ne bildirdi? 3- Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. 4- Rablerinin izniyle o gecede melekler ve Ruh (Cebrail), her türlü iş için art arda iner. 5- Tan yeri ağarıncaya kadar bu gece selamettir. Bakara Suresi’nin 185'inci ayetinden anladığımıza göre, Kur’an-ı Kerim Ramazan ayında indirilmiştir. Kur’an’ın Kadir Gecesi’nde indiğini bildiren bu sureye göre de Kadir Gecesi Ramazan ayı içindedir. Peygamber Efendimiz: “Kim, Kadir Gecesi’ni iman ve ihlasla ihya ederse, geçmiş günahları afvolunur" buyurmuştur. (Buhari, Sahih, K. İman, bab 27, Müslim, Sahih, K. Sıyam hadis no 203) Ramazan ayının son günlerinde inzivaya çekilmek cahiliye döneminde de biliniyordu. Ancak "Kadir Gecesi" ifadesi ilk defa bu surenin inmesiyle bilindi. Rabbimiz bu geceyi kıyamete kadar gelecek insanlara yol gösteren kitabı indirdiği için bu gecenin değerinin bin aydan (84 yıl 4 ay) daha hayırlı olduğunu bildirir. Bir insanın değil bütün insanlık ailesinin hepsi bir araya gelseler ve insanlığın geleceği için bir araya gelseler, tekliflerini sunsalar ve bu toplantılar bin ay değil bin yıl sürse binlerce yılda akıllarıyla bulamadıklarının tamamını Kadir Gecesi’nde inmeye başlayan bu Kur’an’da bulurlar. Onun içindir ki Kadir Gecesi’ni ihya etmek demek insanlığın hukukta, siyasette, ticarette, özgürlüklerini korumada, hak ve sorumluluklarını belirlemede en doğru kuralları koyan Kur’an’ın iniş gecesini anmak, yeniden Kur’an’ı okuyup yeni inmiş gibi ona sarılmak demektir. Bize ışık veren, ısı veren güneş olmasa bu dünya hayatımızda bedenimiz zarar görür. Ama O, Allah'ın nuru Kur’an, Kadir Gecesi’nde doğmasaydı insanlık hâlâ cehaletin karanlığında debelenir olacaktı. Kur’an’ı indiren Allah (c.c) Kur’an’ı getiren Ruh-ül-Kuds = Cebrail Kur’an’ı alan Muhammed (s.a.v) Kur’an’ı etrafa yayan ashab-ı güzin (r.a) Bir ismi "Nur"' olan, insanlığı aydınlatan Kur’an, Allah’tan, Cebrail aracılığıyla Hz. Muhammed’in (s.a.v) gönlüne, O'nun dilinden ashabın gönüllerine nur halinde akıveriyor. Nur alıyorlar, Nur veriyorlar, Nurlu gözlerle bakıyorlar. İşte böyle bir geceyi şuurlu bir şekilde ihya etmek şuurları nurlandırmak demektir. "Biz O'nu Kadir Gecesi’nde indirdik" buyuruyor. O, dediği Kur’an’dır. Dûhan Suresi’nin ilk ayetlerinde O'ndan kastedilenin kitap olduğu açıklanmıştır. Bakara Suresi’nin ilk ayetlerinde "Zalike’l-kitab/İşte kitap" denilmektedir. Bundan sonra "Kitap" denildiğinde akla ilk önce Kur’an gelmelidir. Diğer kitaplar hadis kitabı, fıkıh kitabı, matematik kitabı, fizik kitabı, şiir kitabı vs. gibi ilave kelimelerle açıklanmalı. Kitap denilince Kur’an akla gelmelidir. Bu sureyi, Kadir Gecesi’nin değerini bildirmek için indirdik manası da anlaşılabilir. Geçmiş ümmetlerin mücahitlerinin bin ayda kazandığı sevaba bu ümmet Kadir Gecesi’ni ihya etmekle erişecektir. Çünkü geçmiş peygamberler ve ümmetler belirli zaman, mekân ve kavim için gönderilmişlerdi. Bu Kur’an, kıyamete kadar gelecek bütün insanlığa gönderilmiştir. Bu ümmette bu Kur’an’ı taşımakla, indiği geceyi ibadet, taat ve Kur’an okumakla geçirdiği için, kendinden sonra gelenlere Kur’an’ı taşıdığı için, bir gecesi bin aydan hayırlı olmuştur. Peki, bu gece Ramazan’ın hangi gecesidir? Pek çok rivayet vardır. Ramazan’ın yirminci gecesinden sonuna kadar bütün gecelerdedir. Ancak bu ümmetin çoğunluğu yirmi yedinci gecesini benimsemiştir ve inşallah öyledir. Ancak Abdullah B. Mesud'un; "Bir senenin her gecesini ibadetle geçiren, Kadir Gecesi’ni ihya eder" sözü daha garantilidir. Atalarımız da; "Her geceyi Kadir bil" demişler. Her gecenin hakkını verelim. "Her geleni Hızır bil" demişler, herkese İslami kurallara göre davranalım. Rabbin rızası iyiliklerde gizlidir. Hangi iyilik yapılınca Rabbin rızasını kazanacağız onu bilemediğimizden, herkese ve her şeye iyi davranacağız. Karıncanın gönlünü alan Süleyman (S.A.) olur. Allah'ın gazabı da isyanlarda gizlidir. O'nun için hiçbir zaman kimseye kötülük yapmamaya ve Allah'a isyan etmemeye dikkat edeceğiz. Kadir Gecesi öyle değerli ki, melekler ve Cebrail o gece Rabbin izniyle yeryüzüne inerler, müminlere selam verirler ve Rabbimizin bildiği "Levh-i mahfuzda" yazılı olan bir senelik işleri, Rabbimiz görevli meleklere Kadir Gecesi’nde bildirir ve melekler o bilgiyle inerler ve meleklerin selamı tan yeri ağarıncaya kadar devam eder. NOT: “Şifa Tefsiri”mden alınmıştır.