KUR'AN-I KERİM VE HADİSTE TAKVA
Bizi bu dünyada kötülüklerin hepsinden, ahirette cehennem azabından koruyacak olan ibadetlerimizden birinin de oruçtur. Osmanlıcada “korunma tedbirleri” için “vikai tedbirler” denirmiş. “Tettekun” kelimesi Türkçeye geçerken “sakınmak, korunmak ve korkmak” olarak terceme edilmiş. 183 Ey iman edenler, oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (Allah'tan) sakınasınız diye size de farz kılındı.” (Bakara Süresi ayet 2/183) Sevgili Peygamberimiz, kendimizi korumak için yapmamamız gerekenleri sayarken göğsünü göstererek “Takva işte buradadır” buyurmuş. Bu Ramazan’da ve 365 günde yapmamız gerekenlerden birkaçı: “Birbirinize haset etmeyin, çekişmeyin, kızışmayın, sırt dönmeyin, alışveriş yaparken pazarlık üstüne pazarlık yapmayın… Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz. Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona haksızlık yapmaz, onu yardımsız bırakmaz, onu aşağılamaz. (Allah Rasülü, kalbine işaret ederek üç defa) takva işte buradadır” dedi. “Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini aşağılaması yeterlidir. Müslüman’ın kanı, malı ve namusu Müslüman’a haramdır” buyurdu. (Müslim, Sahih, K. Birr ve sıle, bab 10, Buhari, Sahih, K. Mezalim, bab 3. Metin Müslim’e aittir) Kur’an’da takvayı anlatan birkaç ayeti te’lifim olan “Şifa Tefsiri”nden alıntı yapıyorum, buyurun okuyun: “Her nerede olursanız olun O sizinle beraberdir” buyuruyor. (Hadid 57/4) Telefon etmenize gerek yok. O’ndan güçlü olan da yok. Onun için takva üzere olmak demek düşmana karşı güçlü olmak demektir.” Takva: Pıtrak dikeninin çok olduğu bir yerde veya kumsalda ayakkabı olmadan yürürken insanın ayaklarına diken batmaması için bütün vücudu dikkat kesilir, vücudunun her parçası göz olur ya işte bu dünyada elini, dilini, belini, gözünü, gönlünü, kulağını, ayağını haramlara dokundurmadan ömrünü geçirmeye takva denir. Şirkten sakınıp iman üzere olmaktır takva. (Fetih 6) İsyandan sakınıp itaat üzere olmaktır takva. (Maide 65, A’raf 96) Her işinizde Allah’ın rızasını aramak için Allah’a layık bir kul olmaya çalışmaktır takva. (Al-i İmran 102) İçini Hak için şirkten, yalandan, kinden, iftiradan, hasetten, gıybetten arındırmak, süslemek, dışını halk için süslemektir takva. “Allah, takva üzere olanlarla beraberdir. (Nahl 128) Eğer bana Cumhurbaşkanı veya Genelkurmay Başkanı bir kart gönderse ve “Seninle beraberim, işte özel telefonum, istediğin zaman ara” dese, benim konuşmalarım belki biraz daha açık ve net olur. Hâlbuki beni karakola götürseler bu kart sahiplerinin haberi olmaz. Bana o karakoldakiler telefon ettirmeyebilirler. Hâlbuki Allah (c.c), Her sıkıntılı işine bir çıkış yolu verir, hiç hesap etmediğin yerden rızıklandırır. (Talak 2) Takva üzere olan korkmaz ve üzülmez. (A’raf 25) Takva üzere kurulan Küba Mescidi, 1400 seneden beri devam ettiği gibi, takva üzerine kurulan ve takva üzere devam eden devlet de yıkılmaz. Takva sahibi insan ise her gün gönlünü cilalar. Midesine haram lokma almaz. Rabbin huzuruna günde beş defa gelerek namazını kılar. Müslümanlarla aynı yöne dönmenin, omuz omuza vermenin eğitimini yapar. Her gün yan yana geldiği insanın malını hortumlayamaz. Hortumculara ve onlara arka çıkanlara bakınız. Onlar insan içine çıkmayan insanlardırlar. Takva sahibi Müslüman, hortumlamadığı gibi, Allah’ın kendisine lütfettiği rızıktan ihtiyaç sahiplerine verir. (Bakara 3) Allah’ın Kur’an’da bildirdiği cennet, cehennem, kıyamet vs. gibi şeyleri görmediği halde iman eder. Her insanın meçhulü kurcalama meyli vardır. Takva sahibi insan, bu ihtiyacını Rabbinin bildirdiklerine inanarak giderir. Allah’a iman etmeyenler de kendilerine çeşitli hurafeler uydururlar. Takva sahibi Müslümanlar, Allah’ın gönderdiği bütün peygamberlere ve indirdiği kitaplara inandıkları için ayrı dinden olan bütün insanların kendisinde birleşebileceği insandır. Takva sahibi Müslüman, ahirete iman ettiğinden, her işinin kendisi için ahirette ya bir gül veya bir ateş olarak karşısına çıkacağına inandığından; güllü işler yapmaya, ahiretini gülistana çevirmeye çalışınca bu dünyası da güzel olur ve iki dünyada da kurtuluşa erer. Çünkü takva üzere kurulan devlette her muttaki insan kendisine verilen görevi yerine getirdikten sonra, 24 saat her halinde o takva üzere kurulmuş devleti çalıştırmak, çalışmasını engelleyenlere karşı koymakla kendini görevli bilir. İşlerini kolaylaştırır. (Talak) Takva üzere olana Allah (c.c.) iyiyle kötüyü ayırt etme özelliği verir. (Enfal 29)