KÖRFEZDEKİ BOSTAN KORKULUKLARI

Yayınlanma: 23.02.2026 13:11 Güncelleme: 23.02.2026 13:12

Körfezde, denizlerin en tehlikeli canavarı olarak bilinen “kutu denizanası/chiroonex fleckeri” gibi körfezde dolaşan gemileriniz, havada leş kargası gibi uçan uçaklarınız hiçbir Müslüman’ın yüreğine korku salamaz. Bunun canlı örneğini Hristiyan-Yahudi ittifakı, canlı olarak son üç yıl içinde Gazze’de gördüler. ABD’nin en büyün savaş gemileri ve savaş uçakları, üç yıldır Akdeniz’de işgalci İsrail’i korumak için bekliyor ve her konuda destek veriyordu ama Filistinli Mücahitlerin kalbinde zerre kadar korku salamamışlardı. Çünkü onlar, tepeden tırnağa kendilerini yaratandan korkarak gönüllerinde gâvurdan korkmaya yer bırakmamışlardı. Rablerinin: “… İnsanlardan korkmayın, Benden korkun. Azıcık para karşılığında ayetlerimi satmayın. Kim Allah'ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.” (Maide süresi ayet 5/44) Allah’ın bu emri, gönüllerini aydınlatıyor, başlarını dik tutmayı sağlıyor, ölürsek şehit, kalırsak gazi oluruz diyorlardı. Dünyanın bütün güzellikleri, cennetin bir gülüne denk olmadığına iman ettiklerinden, ağzından ölüm saçan silahları cennete uçuran burak gibi görüyorlardı. Güce tapınan, kuvveti adalet sanan, Firavun gibi makama geçince kendini Rab olarak görmeye başlayan, boyun eğmeyenlerin boynunu kesmekle işini halledeceğini zannedenlerin sonunu, Kur’an ayetlerinde gördüklerinden azlıklarına, zayıflıklarına bakmadan hak yolda kalma mücadelesine devam etmeye çalışanlara Rabbimiz: “Allah, kuluna yeterli değil midir? Onlar seni Allah'tan başkasıyla korkutmaya çalışırlar. Allah kimi sapıtırsa ona yol gösterecek yoktur” buyurur. (Zümer Süresi ayet 39/36) 1974 Kıbrıs Barış Harekâtında 6. Filo’yu, Kıbrıs’ın güneyine konuşlandırdın, Yunanistan’a “Korkma” dedin, Türkiye’yi tehdit ettin de ne oldu? Askerleriniz, savaş gemilerinin en korunaklı yerlerinde dürbünle savaş seyrettiler, güverteye bile çıkamadılar. Savaşın düğmesine bastığın gün Vietnam’da, Afganistan’da, Irak’ta öldürdüğün dünyanın her yerinde öldürmeye gönderdiğin ama cenazesini teslim ettiğin Amerikalı askerlerin torunları veya oğulları şimdilerde senin koruman olduğunu ve bir karambolde canını alacağını da unutma. Neron’dan daha zalim, kral Caligula’nın en yakını tarafından nasıl öldürüldüğünü sor. Müslüman’ın silah üstünlüğüyle korkutamazsınız. Bahçelerdeki “bostan korkuluğu”, serçeler içindir. Kartallar, şahinler, doğanlar… için değildir. Müslüman, kendisini öldürmek için başının üstünde dolaşan F-35 uçaklarını veya dünyanın en fazla adam öldüren gemisi CVAN-68’i kendisini cennete taşıyacak olan vasıta olarak görür ve üzerine korkusuzca yürür. Örnek, Gazze... Hazreti Ömer’in yanında hep Samsam isimli bir kılıçtan çokça bahsedilir. Hazreti Ömer, dayanamaz ve kılıcın sahibinden geri verilmek üzere kılıcı göndermesini ister. Hazreti Amr bin Ma’di Kerib, (öl: hicri 21, miladi 642) kılıcı gönderir. Hazreti Ömer bakar beğenilecek bir tarafı yok, kılağısı yok, çentiği çok bir çelik kütlesi. Hazreti Ömer, “Bu nasıl bir kılıç ki; herkes onu över. Sen bunu nasıl gönderdin?” diye iade eder. Hazreti Amr, “Siz benden kılıcı istediniz, savaşta vuran kılıç değil, bilektir” der. (İbni Abdi Rabbih el Endelüsi, el-Ikdü’l Ferid, 1/49) Bazı nakillerde, “İsteseydiniz, ben bu bileği keser gönderirdim” demiş. Cenneti gözleyen gözler, cennetle arasına giren bostan korkuluğu gibi duran savaş aletlerini görmezler. Korkağın eline dünyanın en gelişmiş silahını verseniz düşman korkusundan silahı kullanamaz. Yüreğini yaratanın emrine göre hayatını ayarlayanın bileği yeter de artar bile. Onun kalesi, göğsündeki imanıdır. Onu da alacak, yıkacak silah icat edilmemiştir.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız