KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM

Yayınlanma: 25.03.2026 12:51 Güncelleme: 25.03.2026 12:52

Bu dünyaya getirilmişiz. İtiraza gerek yok. - İtirazcı, “Ama ben gelmeyi istemiyordum.” - Yanlış söylüyorsun; nereye geleceğini, ne zaman geleceğini, neden geleceğini bilmiyordun ki… İtiraz, itiraz edene de günah yazılmasından başka hiçbir faydası yok. - İtirazcı, “Tartışmayalım mı?” - Tartışın, söz bittiğinde, nefesiniz kesildiğinde sonuç yine sıfır. Nuh, İbrahim, Musa, Muhammed aleyhissalatü vesselamlar vefat ettiği gibi, krallar, Karun’lar, Nemrut’lar, Ebu Cehil’ler, özetle kâfirler ve zalimler de öldüler. Can sahibi herkes ölecek. Hakimiyet kayıtsız şartsız Allah’a aittir: “… Hüküm yalnız Allah'ındır. Yalnız O’na kulluk yapmanızı emretti. İşte en doğru din budur. Ancak insanların birçoğu bilmezler.” (Yusuf Süresi ayet 12/40) - İtirazcı, “Tartışmayalım, tamam. Peki söyle bana Allah, Gazzelilere neden acımadı?” - Acımadığını nerden biliyoruz? - İtirazcı, “Yetmiş bin çocuk, kadın, yaşlı, ihtiyar, genç öldürüldü, kalanlar da aç ve sefil.” - Aynı zaman diliminde sizin şehirde evinde veya hastanede çocuk, kadın, ihtiyar, genç ölmedi mi? Gazzeliler hakkında sormanı ayıplamıyorum. Yanan yüreğinin yangın sesidir o senin ağzından çıkan yakıcı kelimeler. Ancak o olayda şehit edilen mi, yoksa öldüren katil mi daha şanslı? Ya-Sin Süresi’nin ikinci sayfasının son ayetlerini bir oku. Allah celle celalühün elçilerine iman eden bir adamı, o günün kralının ve devlet yöneticilerinin gözleri önünde kendi kanunlarına göre işkenceyle öldürülen adam, tam can verirken ağzından çıkan kelimeler hepimize cevap gibidir: “Ona, "Gir cennete" denildi. O da; "Keşke kavmim Rabbimin beni afvettiğini ve beni cennette ikram olunanlardan kıldığını bilseydi" dedi.” (Ya-Sin Süresi ayet 36/26-27) Dikkat ediniz, kendisini işkence ederek öldürenlere acıyor ve girdiği cenneti ve Rabbimin bana verdiği ikramları görseler de iman etselerdi temennisinde bulunuyor. Rabbimiz, değil Gazzeliler, bu yolda yürüyen peygamberlerini öldürdüklerini haber verir bize: “And olsun ki Allah, "Şüphesiz Allah fakir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü işitti. Biz onların dediklerini de, haksız yere nebileri öldürmelerini de yazarız ve "Yakıcı azabı tadın" deriz.” (Al-i İmran Süresi ayet 3/181, Nisa Süresi ayet 4/155) Yalnız Allah için, yeryüzünde fitnenin, zulmün, adaletsizliğin, adama tapmanın ortadan kalkması ve yalnız Allah’ın hükmünün hâkim olması için tek başına dünya kâfirlerinin hepsine birden meydan okusa ve bu yolda Firavun’un, Nemrut’un, Ebu Cehil’in, Yahudilerin, Hristiyanların, ABD’nin, Çin’in, Rusya’nın… geliştirdiği işkence çeşitlerinin hepsini uygulayarak onu şehit etseler hangisi şanslıdır? Ecel değişmez… Rabbimiz haber veriyor: “… Onların eceli geldiği zaman bir saat geri kalmaz, ileri de gitmez.” (Nahl Süresi ayet 16/61, Yunus 10/49, A’raf 7/34) Buyurun, Yasin Süresi’nde işkence altında cennete giren tefsirlerin haberine göre adı Habibi Neccar mı, yoksa ona işkence ederek öldüren kral ve katillerimi şanslı. Bu olayın üzerinden en az iki bin yıl geçti. Kâfir katiller, iki bin yıldır cehennemin bir çukurunda azap çekerken, Habib’imiz, cennet bahçelerinden bir bahçede sefasını sürüyor. Biz, kardeşlerimizin tepesinden üzerlerine ateş saçarken, kardeşlerimizi korumak yerine, kabahati kardeşlerimize yükleyerek katiller çetesini temize çıkardığımızın farkında bile değiliz. - İtirazcı, “Rahmet sahibi olduğuna inandığımız Allah, genelde İslam âlemine özelde Gazzeli Müslümanlara neden yardım etmiyor?” - Yarın işine gitme; rızka Allah kefil değil mi? - İtirazcı, “Kefil.” - Ecelin zaman ve mekânını belirleyen Allah değil mi? - İtirazcı, “Evet” - Öyle ise neden sabahın erken saatinde kalkıyor, arabanla trafik zahmetine, otobüsle kalabalık eziyetine katlanıyorsun? İşyerini Allah açsın, satışı yapsın, akşam parayı hesaba yatırsın, sen de internetten kaç lira kazandığını öğrenme zahmetine katlanıversen olmaz mı? İtirazcı, “Olur mu öyle şey?” Olmaz tabii ama sen oldurmaya çalışarak kendini kandırıyorsun.  

Devamını Okumak İçin Tıklayınız