Kadir Gecesi Bugün İdrak Edilecek

Yayınlanma: 16.03.2026 09:00 Güncelleme: 16.03.2026 11:38

Ramazanın 27. gecesine denk gelen ve Kur'an-ı Kerim'de "Bin aydan daha hayırlı" olduğu bildirilen Kadir Gecesi bugün idrak edilecek.

Kur'an-ı Kerim'de "Bin aydan daha hayırlı" olduğu bildirilen Kadir Gecesi 16 Mart Pazartesi günü idrak edilecek. İslam'da, Kur'an-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı Kadir Gecesi, "Sema kapılarının açıldığı, dua ve tövbelerin kabul edildiği kutlu gece" olarak kabul ediliyor. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'de adı geçen tek gece olarak yer alıyor. Kur'an-ı Kerim'de Kadir Suresi'nde bu gece şöyle anlatılıyor: "Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir Gecesi'nde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen ne bileceksin. Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir." KADİR GECESİ YAPILACAK DUA VE İBADETLER Kadir gecesi yapılması tavsiye edilen dua ve ibadetler... 1. Dua Etmek Kadir Gecesi Duası Kadir gecesinde yapılacak en mühim ibâdetlerden biri duâdır. Nitekim Hz. Âişe (r.a.), Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e: “–Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim?” diye sormuş, Fahr-i Kâinat (s.a.v.) Efendimiz de şöyle dua etmesini tavsiye etmişlerdir: Okunuşu: "Allahümme inneke afuvvün tuhibbul afve fa'fu annî" Anlamı: “Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla!...” (Tirmizî, Daavât 84. Ayrıca bk. İbni Mâce, Dua 5) 2. Namaz Kılmak Kaza Namazı Hak dostları namaz borcu olanların bu mübârek gecelerde kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir. 3. Kurʼan-ı Kerʼim Okumak Kurʼân-ı Kerim’in indirildiği bu müstesna gecede yapılacak en güzel ibadetlerden biri de Kuran okumaktır. Allah dostları bu gecelerde çokça Kur'ân-ı Kerîm okunmasını tavsiye buyurmuşlardır 5. Salat-ü Selam Getirmek Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz'e salavat getirmeyi Allah Teâla emretmiştir. (bkn. Ahzâb Suresi 56) Ayrıca Efendimiz (s.a.v.) salavat getirenin bütün sıkıntılarının giderileceği bildirilmiştir. (bkn. Tirmizî, Kıyâmet, 23). Bu gece Efendimiz’e (s.a.v.) çokça selam vermeli ve salavat getirmeliyiz. 6. Hamd Etmek ve Şükür Halinde Olmak Kadir Gecesi başka ümmetlerde olmayıp sadece Peygamber (s.a.v.) Efendimiz'in ümmetine mahsus muhteşem bir hazinedir. Bu mübârek gecede Rabbimize çokça hamd etmeli ve şükür halinde bulunmalıyız. 7. Allah Teala’yı Zikretmek Mübârek gecelerde Rabbimizi zikretmeye daha çok önem verilmemiz gerekir. Biz Allah Teâlâ’yı zikredince, Allah da bizi şanına uygun bir tarzda zikretmekte; rahmet ve yardımda bulunmaktadır. Kulluğumuzu kabul buyurmakta, tevbe ve istiğfarlarımızı işitmekte ve dualarımıza icâbet etmektedir. Hadis-i kudsîde şöyle buyrulur: “Kulum beni zikrettiğinde ben onunla beraberim. O beni kendi içinde zikrederse ben de onu zâtımda zikrederim. O beni bir topluluk içinde zikrederse, ben de onu o topluluktan daha hayırlı bir topluluk içinde zikrederim.” (Buhârî, Tevhid 15) 8. Sadaka Vermek Bu müstesnâ geceler de sadaka vermeye en güzel vesilelerdir. Fakir ve muhtaçları bu gecede daha çok sevindirmeli onların gönüllerini almalıyız. Allah yolunda infakta bulunup sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve belâlardan muhâfaza edeceği, buna ilâveten sadaka sahibini muhabbetullâha nâil eyleyeceği unutmamalıyız. 9. Tefekkür Etmek Bu mübarek gecede Rabbimizin verdiği nimetleri bol-bol tefekkür etmemiz gerekir. İnsanoğlunu mânevî zirvelere götürecek en büyük vâsıtalardan biri de sükûtun derinliklerine dalarak hakîkati tefekkür etmektir. Nitekim ayet-i kerimede buyrulur: “Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allâh’ı zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin tefekkür ederler (ve şöyle derler:) «Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen’i tesbîh ederiz. Bizi Cehennem azâbından koru!»” (Âl-i İmrân, 191) 10. Helalleşmek Kıyâmet gününün dehşet verici hesâbından selâmetle çıkabilmek için bilhassa kul haklarından sakınıp hak sahipleriyle helâlleşmek zarûrîdir. Bu mübarek geceler bunun için en güzel fısaltalrdır. Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz, bu hususta ümmetine pek çok tavsiyelerde bulunmuşlardır. Nitekim bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur: “Kimin üzerinde bir din kardeşinin ırzı, nâmusu veya malıyla ilgili bir hak varsa, altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyâmet günü gelmeden evvel o kimseyle helâlleşsin! Aksi hâlde, kendisinin sâlih amelleri varsa, yaptığı zulüm miktârınca sevaplarından alınır (hak sahibine verilir). Şayet iyilikleri yoksa, zulmettiği kardeşinin günahlarından alınarak onun üzerine yükletilir.” (Buhârî, Mezâlim 10, Rikàk 48)

Devamını Okumak İçin Tıklayınız