İŞİNİZ YOK MU SİZİN
3 Şubat 2026/15 Şaban 1447 Salı günü yani dün gelen bir telefonda yüz yüze görmediğim, konuşmalarımı ve yazılarımı okuyan, kendi anlattıklarına göre, Afrika’dan Kafkaslar’a kadar yardım götüren saf, tertemiz bir vatandaşımız anlatıyor: “Berat Gecesi’nin sabahında imamla tokalaştık ve ben ona ‘Berat Gecemiz mübarek olsun’ dedim, bana, ‘Öyle bir gece mi var?’ dedi ve tartıştık, sen ne diyorsun?” dedi. Ben de cevap olarak: “Kimsenin ağzını kapatma görevimiz de, yetkimiz de yok. Sen geceyi ibadetle geçirdin, ne kaybettin? Cuma’dan Cuma’ya namaz kılanlar da bu gece namaz kıldılar, ne kaybettiler? Ahlaksızlığın her çeşidini yaymak için özel programlar yapan televizyonlar, bu gece bir buçuk saatlerini bu geceye ayırdılar ve Kur’an’dan ayetler okundu, salatü selamlar getirildi? Ahlaksızlık eğitiminden doksan dakika eksiltildi. Bizim sitede çocuklar ellerinde poşetleriyle seksen dairenin kapısını tıklatarak “Şivlilik” adı verdikleri merasimle gecelerini mübareklediler ve hediyeler alarak kaynaşmayı sağladılar. “Bana örf ve âdetten bahsetme delil getir” diyenlere, buyurun okuyun: Ebu Talib’in oğlu Hazreti Ali (Allah ondan razı olsun) rivayet edildiğine göre “Allah’ın Rasülü, şöyle buyurdu: “Şa’ban ayının yarısının gecesinde kıyama kalkın, gündüzünde oruç tutun. Çünkü Allah, güneşin batımında dünya semasına (rahmetiyle) iner ve şöyle buyurur: ‘Af dileyen yok mu ben af edeyim, rızk isteyen yok mu rızk vereyim, belalarla imtihan olan yok mu ona afiyet vereyim tan yeri ağarıncaya kadar buna benzer şeyler buyurdu” (İbni Mace, Sünen, K. İkametüs-Salat, bab 191) Hazreti Aişe annemiz rivayet ediyor: “Bir gece Allah’ın Rasülü’nü kaybettim. Çıktım, bir de baktım Bakı’ denilen yerde. Bana “Allah’ın ve Rasülü’nün sana haksızlık etmesinden mi korktun?” dedi. Ben de O’na şöyle dedim: “Ya Rasülellah, ben seni kadınlarından birine gittiğini zannettim” dedim. Bana, “Allah azze ve cele, Şa’ban ayının yarısının gecesinde dünya semasına (rahmetiyle) iner. Kelp kabilesinin koyunlarının yünü sayısından daha fazla günahkârı veya günahı afveder” buyurdu. (Tirmizi, Sünen, K. Savm, bab 39, İbn-i Mace Sünen, K. İkametüssalat, bab 191fi leyleti Nısfi’i Şa’ban, Ahmet, Müsned, Aişe hadisi, Beyhaki, Şuabü’i-İman, babü ma cae fi leyleti Nısfi’Ş-Şa’ban) Kulaktan duyma bilgiyle “Hadisin ravilerinden biri zayıfmış, onun için hadis zayıf” diyenlere iki cevap var: Bir, adlarını verdiğim hadis kitaplarının ve daha veremediğim kitaplardaki ravilerin toplamıyla hadisin sıhhati artar bu bir. İki, buyurun önce Buhari’de, Müslim’de ve Kütüb-ü Sitte’de ve diğer hadis kitaplarında sahih olarak rivayet edilen hadisi okuyunuz: Ebu Hüreyre (Allah ondan razı olsun) rivayet ediyor: “Allah’ın Rasülü, şöyle buyurdu: “Rabbimiz, her gecenin son üçte birinde (rahmetiyle) dünya semasına iner ve “Kim bana dua ederse vereceğim, kim benden ne isterse ona vereceğim, kim benden afvını isterse onu af edeceğim” der” (Buhari, Sahih, K. Teheccüd, bab 14, diğer altı kitap ve birçok hadis kitabında 20 kadar sahabe tarafından rivayet edilmiş) Zayıf senetlerle rivayet edilen Berat Gecesi de senenin gecelerinden biri değil mi? Allah’ın rahmet kapısını kilitlemeye kimsenin gücü yetmez. Dünkü 3 Şubat 2026 tarihli yazımın başlığı “BERATIMIZ TEBRİEMİZE SEBEP OLSUN” idi. Bir okuyuverin ve tebrie işine girişin.