HA BİRDE, BEN'I SINA, DİYORDU…

Yayınlanma: 23.06.2026 12:22 Güncelleme: 23.06.2026 12:22

Elleri Sema'ya açıktı. Gözleri gökyüzüne bakıyordu. Ağlamaklı, ağlamaklı diyordu ki; Nolur ha birde beni sına… Eğer sapıtırsam, vur elime geri al. Yoldan çıkarsam hemen geri al. Sanki mâni olabilen mi var. Herkeslere veriyon zaten. Ha bir de bana ver de, birde beni sına. Memleket bir varlıklı adam görsün. Diyordu. O kadar samimiydi ki bunları derken. Görmeliydiniz. Beni üç gün görmese duramazdı. Bende onun harbiliğine, hastaydım. Onun kadar harbi birine hâlâ rastlamadım. Kendim dâhilim bu kategoriye. Duruşumdan iç dünyamı okurdu. Hemen sorardı. Ne var? Bir arızalı durum mu var? Saklayamazdım halimi. BAĞ-KUR emeklisiydi. Bir kooperatif hissesinden düşme evi vardı. Arızalı bir iş görürse, karşıdakinin: Makamını rütbesini görmezdi gözü. Anında söze girer; Hakkını avcuna verirdi. Bende bu yanına bayılırdım. Yıl 2014 te, sizlere ömür. Bazen aklıma düşer tabii ki. Hele şu son yıllarda; Harbilere ve harbiliğe o kadar hasretiz ki. Rabbim mekânını; Havz-ı Kevser'e yakın eylesin harbi insan. Dünya'ya akıl ermez oldu bilesin. Orucu başkası tutuyor, iftarı başkası. Gemisini kurtaran, iyi kaptan artık. Senin ekip mi? Hiç sorma. İyi ki bu günleri görmeden öldün. Yoksa bu sefer kahrından ölürdün. Aziz arkadaşlarım. Bugün bu yılın son sınavına girdim. Bizim köyün tabiriyle; Semeri alınmış sıpa gibiyim. Yirmi dört saat boştayım. Evdeki okumalarımı saymazsak tabi. İyi bir tatili hak ettik gibi. Tatil dediysem, öyle tatil değil elbette. Bizimki balkon tatili. Kalın sağlıcakla.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız