GÖREVİMİ GENÇ ARKADAŞLARA DEVRETTİM

Yayınlanma: 15.01.2026 12:23 Güncelleme: 15.01.2026 12:24

Neredeyse ömrümün üçte birinde Türk Ocağı Başkanlığı yaptım. Zamanın geçtiğini biliyorum ve bu nedenle yapılan 10. Olağan Genel Kurulumuzda Türk Ocağı Karaman Şube Başkanlığı görevimi genç arkadaşlara devrettim... * * * Türk Ocakları kamu yararına çalışan dernekler statüsündedir ve ülkenin en köklü Sivil Toplum Kuruluşlarından biridir. 1.Dünya Savaşı, Balkan Harbi, Çanakkale ve İstiklal Harbini yaşamış, şehitler vermiş, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşunda aktif görev yapmış, 113 yıldır siyasete alet olmaksızın ilkeleri doğrultusunda ülkenin kültürel ve siyasi hayatına pek çok katkılarda bulunmuş, ülkenin sorunlarını açıkça dile getirmiş ve çözüm önerilerini yazılı olarak ilgililere sunmuş kutlu bir ocağın, Türk Ocaklarının bir mensubu olmaktan gurur ve onur duyuyorum. Türk milletinin bir ferdi olmaktan, kadim ve şanlı bir milletin evladı olmaktan, Türk olmaktan gurur ve onur duyuyorum. Ocağımızın her bir ferdi aynı duyguları taşır. 20 yıla yakın bir zamandır, ülkenin en zor zamanlardan geçtiği dönemde Türk Ocaklarının Karaman Şube Başkanlığını yaptım. Tüm arkadaşlarımızla birlikte; "millî kültürün (hars), ahlâk ve fikir hayatının geliştirilmesi, millî birliğin kuvvetlendirilmesi, toplum yapısının sağlamlaştırılması ve Türklüğün yüceltilmesi" bilinciyle çalıştık. Ülkülerimiz, ilkelerimiz doğrultusunda ve bir görev şuuruyla insanlara ülkenin yaşadığı her mesele hakkında Türk milletinin hassasiyetlerini anlattık. "Türküz, doğruyuz ve çalışkanız" dedik... "Ne Mutlu Türk'üm Diyene!" dedik... "Biz hep birlikte Türk milletiyiz" dedik... "Yüzde yüz Türk olduğun gün cihan senindir" dedik ve gençlerimizi yetiştirmeye gayret ettik... Sağlıktan spora, çocuk gelişiminden, beslenmeye... Milli kültürümüzden, Türk Diline... Referandum sürecinden yeni anayasaya... Ermeni meselesinden Kıbrıs sorununa, PKK terör olaylarından FETÖ kalkışmasına, çözüm sürecine, terörsüz Türkiye'ye... Mülteci meselesinden su sorununa, eğitiminden, üretiminden tarımına kadar her konuda, konunun uzmanlarını getirerek konferanslar, paneller, programlar, geceler düzenledik. Devlet ile halk arasında bir köprü kurmaya çalıştık. Özel günlerde özel programlar yaptık, bazen hüzünlendik bazen ağladık. Şiir ve Türkü gecesi ile Türklüğün türkülerini söyledik... Edebiyattan tarihe... Gaspıralı'dan Atatürk'e, Akif'den Ömer Seyfettin'e, tarihe geçmiş, rahmete kavuşan büyüklerimizi andık. Zaman zaman diğer sivil toplum kuruluşları ile birlikte faaliyetler yaptık. Ağaç diktik geleceğe... Yeşersin diye toprağa tohum saçtık, kıvılcım çaktık ocağa, torunlarımıza bıraktık... Her bir arkadaşım zamanından, çocuklarından, işinden parasından fedakârlık ederek bugüne kadar geldik. Çoğu zaman ailemizi ihmal ettik... Gayretle ve fedakârlıklarla çalışan ocaklı arkadaşlarımın torunları bir gün "Ülkeniz için ne yaptınız?" sorusuna açıkça verecekleri cevapları var. Uzun yıllar onurla yürüttüğüm Türk Ocağı Başkanlığını, çok daha iyi yürütecek genç arkadaşlara teslim etme zamanımın geçtiğini düşünüyorum. Ocağımızdaki her bir arkadaşımız değerlidir, kıymetlidir her biri başkandır. Elbette başkanlık görevimden ayrılmam bir son olmayacak... Ocağın mukaddes tarihi geçmişi ve misyonu doğrultusunda yönetim kurulunda verilen görevlerime devam edeceğim. Türk ocağı gibi mukaddes bir yerde çay dağıtmak benim için bir gururdur. Zira Türklük anamdan, atamdan geçen, değişmez ve onurlu bir mirastır. Bugüne kadar şahsıma ve Ocağımıza yaptığınız katkı ve fedakârlıklarınız için teşekkür ediyorum, herkese saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız