EYYY İMÂN EDENLER!
Bir Âyet-i Celile eğer böyle başlıyorsa; Çok mühim uyarı geliyor demektir. Der ilim ehli büyüklerimiz. Hucurât sûresi 18 Âyettir. Tam 5 Âyet-i Celile böyle başlar. Bu sene güz döneminde bu sureyi işledik tefsir dersimizde. Medine'de nazil olmuş bir sure. Burada şundan şundan bahseder diye tek tek yazamam. Madem Müminiz o zaman bana lâzım deyip; Şu elimizdeki akıllıya yazıverelim. Görelim bakalım Allah’ımız bizlere neler söylüyor. Otuz sene kadar önceydi. Hızlı olduğumuz günlerdi. Rahmetli Erbakan'ı ümmetin umudu biliyorduk. Dünyanın sonu gelmek üzereydi bize göre. Çünkü kötülük, ahlaksızlık pik yapmıştı Kıyamette kötülerin üzerine kopacaktı zaten. Önümüze gelene veryansın ediyorduk. Ellere esip savurmaktan kendi içimize bakmak aklımıza bile gelmiyordu. Gelse bile; Bizim içimizde günahkâr yoktu. Bizim parti pırıl pırıldı. Bizim dışımızda da dürüst kimse yoktu. Dürüst olsa zaten bizde olurdu. Öyle değil mi ama. İşte buna partici gözü denir. Ne denirmiş? Partici gözü. Bir daha söyle diyeniniz var biliyorum. Söylüyorum. Bu göze partici gözü denir. Ve yüzde beş yüz yanlış görür. Tabiî biz Karamandaki; Partili kravatlılarımızı da Emir mevkiinde görüyorduk. Onların pek çoğunun ticarethaneleri vardı. İhtiyaçlarımızı onlardan almanın davaya hizmet olduğuna inanıyorduk. Gün oldu devran döndü. Bir akranım dedi ki bana. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Hele senin gördüğün gibi asla değil. Çünkü o her yere girip çıkan biriydi. Şimdi rahmetli oldu. Mekânı cennet olsun. Beni severdi. Bana takılmadan edemezdi. Benim en fazla saf saf dolaşmamı seviyordu galiba. Ona sordum, ne demek bu göründüğü gibi olmamak. Dedi ki; Bizim çok müttaki sandıklarımız paralarını buralarda ezmezler. Ezemezler. Çünkü Anadolu onun yeri değil. Deniz kıyısında yerler. Susturdum. Bendeki halleri ile kalsınlar. Söz uzadı. Sizlere Âcizane tavsiyem. Hucurât sûresi ni yazın elinizdeki akıllıya. Mealini hece hece okuyun. Akşam çay eşliğinde. Hazmederek okuyun. Göreceksiniz hayatınız değişecek. Rabbim kabul buyursun. Hoşça kalın.