ESKİ HRİSTİYAN YENİ MÜSLÜMAN’IN DİLİNDEN

Yayınlanma: 10.04.2026 12:34 Güncelleme: 10.04.2026 12:34

“İran medeniyetini Taş Devri’ne çevireceğim” diyen ABD Başkanı Trump, medeniyetten, elektrik, su, gaz, köprü, havaalanı, fabrika, liman… gibi şeyleri anlıyor ki, bütün bunları vurarak, “Sizin medeniyetinizi Taş Devri’ne döndüreceğim” demişti. Kaba-saba bir adam attan inip arabaya binmekle medeni olur mu? Aşağılığın, yalancılığın zırvasına ulaşmış biri yüksek bir makama oturunca medeni olur mu? Taş Devri’nde mağaralarda yaşarken de çok medeni olan insanlar vardı. İslam’a göre insanlık tarihi Hazreti Adem’le başlamıştır. Yeryüzünde insan olarak bir erkek ve bir kadın olan Hazreti Adem’le Hazreti Havva’nın medeniyetine sizin bütün halkınızın tamamının medeni anlayışını ve yaşayışını toplasanız, Hazreti Adem’e denk olamaz. Günümüzden ve bir zamanlar sizden olan yani Hristiyan bir anne ve babadan dünyaya gelen, yıllarca Hristiyan olarak yaşarken The SUN  gazetesinin savaş muhabiri olan Yvonne Ritley Hanımefendi, Taliban ile Amerikan seçilmişlerinin medeniyetini en veciz/kısa bir şekilde ve herkesi ikna edecek iki örnekle açıklayıveriyor. Afganistan’da Taliban akımını Ruslar engelleyemeyince defolup gitti ve onların bıraktığı yerlere ABD ordusu yerleşti. ABD ordusu on yıl Talinan’la savaştı sonunda aniden kaçarak kurtuldu. Batı basınının Taliban hakkında yazdıklarını yerinde görmek için Afganistan’a giden Yvonne Ritley Hanımefendi, Afgan kadınlarının giydiği Burka’dan giyer ve çaktırmadan Afganistan’a girer ama Taliban onu derdest edip Tora Bora dağlarında 11 gün esir olarak tutar. Sonunda salıverir. Yvonne Ritley, on bir günde gördüğü Taliban’ın davranışlarındaki nezaketi, inceliği İngiltere’de Kraliyet sarayında olmadığına şahit olur. Kendisiyle röportaj yapanlar, o 11 günlük esaretini hatırlattıklarında, "Taliban yerine Ebu Gureyb yahut Guantanamo hapishanelerine düşsem kesinlikle sürüyle işkenceye maruz kaldıktan sonra öldürülürdüm" diyor (Vikipedi). Yvonne Ritley Hanımefendi, Gazze’deki İsrail zulmünü dünyaya duyurmak, Gazzeli Müslümanlara, “Yalnız değilsiniz” diyebilmek için giden Sumud Filosu’na da katılmış ve iki gün de İsrail zindanlarında kalmıştır. İsrail zulmü ile Afganistan’da Taliban’a esir olarak kaldığı on bir günlük esareti şöyle açıklıyor: “Birçoğunuz 2001’de Taliban tarafından 11 gün hapsedildiğimi biliyor. Şunu yürekten söylüyorum: İsraillilerle iki gün geçirmektense Taliban hapishanesinde iki ay geçirmeyi tercih ederim. İsrailliler vahşiydi, gaddardı. Kadın düşmanıydılar. Kadın gardiyanlar da ataerkil düzenin bir parçasıydı ve hayatımızı tam bir cehenneme çevirdiler." Bu sözler, bana ait değildir. Ömrünün yarısını Hristiyan olarak geçiren öz be öz İngiliz soyundan gelen bir hanımefendi söylüyor. Halen sağ; İngiltere’de ve dünyanın her tarafında İslami tebliğle ömrünü değerlendiren bir hanımefendi. Hatta bir konuşmasında, ABD’ye medeniyet dersi de veriyor: “ABD Afganistan’da askeri kampanyalarına 2 trilyon dolar harcadılar. Afganistan’da eğitime, sağlık hizmetlerine veya refaha bir trilyon dolar harcadıklarını hayal edin. Ama bunun yerine orduya 2 trilyon dolar harcadılar.” (Anadolu Ajansı) Adamlar medeniyetin boyunu, atom bombasıyla, füzelerle, kimyasal silahlarla ölçüyorlar.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız