ESKİ BİR HATIRA, YENİ BİR OLAY

Yayınlanma: 27.06.2026 12:19 Güncelleme: 27.06.2026 12:19

1986 ya da 1987 yılı idi. Bayram tatilinde eşimin memleketi Çorum'a gitmiştik. Gazipaşa Caddesinden aşağı doğru yürürken, Akşehir Öğretmen Lisesinden Beden Eğitimi öğretmenimizle ( T.K.) karşılaştım. 1978 yılından bu yana görmemiştim. Siz T.K. değil misiniz, dedim. Evet, dedi. Ben A.Ö.L'den öğrenciniz Mestan deyince, ‘Karabacak mı?’ dedi. Evet, dedim. Ben burada  (kendisi Çorumlu idi) Gençlik ve Spor İl Müdürüyüm, yerimiz stadın yanında, beklerim, dedi. Ertesi gün gittim. Hoş beşten sonra, zile basıp kapıcısını çağırdı. Bana kolonya dökmesini emretti. Birden canım sıkıldı. Ben öğretmenim olarak kendisine saygı duyduğum için ziyaretine gitmiştim. Bana müdürlük taslamasına gerek yoktu. Ülkücü bir öğretmenimizdi, severdim. Biraz sonra, zamanın değiştiğini, eski fikirlerde ısrar etmemek gerektiğini filan anlatmaya başladı. Kendisi ANAP'lı olmuş, bana bana bunu mazur göstermek için bahaneler sıralıyordu. Belki de eşimin yakınlarından bilgi aldığımı düşünmüştü. Çok kızdım, belli etmemeye çalıştım, izin alıp yanından ayrıldım, bir daha da ziyaretine gitmedim. Bu eski bir anı. Yeni olaya gelince... Bir kaç gün önce mesleğe yeni başladığım yıllarda birlikte görev yaptığımız bir arkadaş (H.S.) aradı. Çoktandır sesi soluğu çıkmıyordu, şaşırdım. Hal hatırdan sonra başladı anlatmaya. İktidara yakın durmak gerektiğini, bunun yararlı olduğunu, zamana ve şartlara uymak gerektiğini sıraladı. Bak, filan Parti'nin genel başkanı da destekliyor tarzında açıklamalarını sürdürdü. Ben de özetle, benim dünya ve hayat görüşümün değişmediğini, yeni bilgi ve fikirlerle kendimi yenilediğimi belirttim. Sonunda da, daha çocuk yaşta kimliğim Türk milliyetçiliği görüşüyle kimliğim oluştu, öyle yaşadım, öyle de öleceğim, dedim. O hâlâ fasulyenin nimetlerinden bahsediyordu. Sinir kat sayımın yükseldiğini hissettim. Bana bak Hacı, şimdi beni iyi dinle diye söze başladı ve şöyle bitirdim. Seni kutluyorum(!) bravo, zamanın ruhunu yakalamışsın, yeni dostlar edinmişsin. Bizim gibi enayiler(!) hâlâ eski hamam, eski tas devem ediyorlar. Yeni dostlarının kıymetini iyi bil ve güce yakın olmaya devam et. Ancak, ara sıra da eski dostlarının yokluktan, çaresizlikten, çok eskiden tanıdığın insanlar olduğunu söylemeyi de unutma. Yürü be Hacı, kim tutar seni, dedim ve telefonu yüzüne kapattım.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız