DÜNYANIN EN AKILLI ADAMI KARAMAN'A GELİYOR

Yayınlanma: 29.02.2016 13:39 Güncelleme: 29.02.2016 13:39

Noterden dünyanın en akıllı insanı olduğunu onaylatan kişisel gelişim uzmanı yazar Erdal Demirkıran, Karaman'a geliyor

Arslanbaş Organizasyon'un katkılarıyla Karaman'a gelecek olan Yazar-Eğitmen Erdal Demirkıran 2 Mart Çarşamba günü Yunus Emre Konferans Salonu'nda seminer verecek. Dünyanın en akıllı insanı olarak kendini noter kayıtlarına geçiren Demirkıran, 1995'te Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. Üniversite yıllarında içe kapanık biri olan Demirkıran, bunu aşmak için Kashna felsefesini ortaya koyarak ayrıca programcılık yapıp, yazılar yazdı. Noter'den Dünyanın En Akıllı İnsanı olduğuna dair yazıyı onaylattı. 1995-1997 yılları arasında Radyo Mega'da program ve sahnede stand-up yaptı. Askerlikten sonra bir cam fabrikasında Ticaret Müdürü olarak görev yaptı. Ancak sonra istifa ederek seminerler vermeye başladı. Yazar-Eğitmen Erdal Demirkıran, seminerlerinde "Kashna" adını verdiği özgüveni ön planda tutan felsefi davranış şeklini anlatır. Kashna felsefesinin nihai amacı 15 Mart 2030 tarihinde dünya barışını ilan etmektir KAF DAĞI'NIN ARKASINDA YILDIZ TOPLUYORMUŞ Demirkıran, "Kashna" felsefesini şu şekilde anlatıyor:  "Yıldızlarla misket oynayan bir adam vardı, güneşi hep sağ cebinde taşırdı. Bir gün, herkes uyurken çığlık attı karanlığa. Güneş ürktü. Yere düştü sağ cepten. Herkes oraya geldi.Her gelene bir yıldız verdi adam. Yıldızı alanlar gece karanlığında dokundular güneşe, eli yanmıyordu kimsenin. Gözleri kamaşmıyordu. Güneşe dokunduğuna da şaşırmıyordu hiç kimse. Yıldızları dağıtırken güneşimsi bir parıldama oluyordu adamın gözlerinde. Sanki yüz binlerce yıldız vardı cebinde. Nasıl olduğunu anlayamamıştık o gün. Meğer adam her gece Kaf Dağı’nın Arkası’na gidip yıldız topluyormuş uçsuz gökten. PARA PUL ŞAN ŞÖHRET BİR ANDA MİKROBA DÖNÜŞÜR Bu yazı kaf dağının arkasından alınmıştır. Neler yapabileceğini bilmiyorsun, ne olduğunu hiç bilmiyorsun. Baksana ayakların yere basıyor, bunu nasıl başarıyorsun? Bilsen, uykuların kaçar, başını hiç olmadığı kadar dik tutarsın. Para pul, şan şöhret… bir anda avucunun içindeki sıradan bir mikroba dönüşür. Zor dediklerinde gülüp geçersin, imkansız dediklerinde kahkaha atarsın rüzgara karşı. HİÇ ŞAŞIRMAZDINIZ ATATÜRK'LERE GANDHİ'LERE Bir bilsen akşam yastığa koyduğun şeyin zavallı bir küreden ibaret olmadığını. Trilyon dolarlarla ölçülemeyecek bir hazineyi her gece öyle hunharca atabilir miydin yastığa yorgana? Hiç şaşırmazdın Atatürk’lere, Lincoln’lere, Gandhi’lere… Vay be demezdin Picasso’lara, Da Vinci’lere, Dali’lere… Aklını almazdı Edison’lar, Newton’lar… "KASHNA" ANLATTI Bilmiyorsun. Kendini bilmiyorsun. Kashna bilmektir. Kendini tanımaktır. Bir mükemmellik tutkusudur. En iyiyi yakalama çabasıdır. Kashna, oksijene saygı duymaktır nefes alırken, zirveleri zorlamaktır. Değerini bilmektir ormanda duran bodur bir ağacın. Kashna kaygısızca koşmaktır en çetin yollarda… İmkansıza aşık olmaktır Kashna. Önyargılardan arınmaktır. Haddini bilmektir. Mazeret üretmeden yaşamaktır. Kashna, dik durmaktır en güç zamanlarda. Vazgeçmemektir, göğsünü germektir fırtınalara, geleceğe dokunmaktır kaygısızca, meydan okumaktır, en olmaktır, bağırmaktır avaz avaz, haykırmaktır karanlığa. "KASHNA" ABARTISIZ YAŞAMAKTIR Kashna, abartısız yaşamaktır. Kibrit kutusuna dünyayı sığdırmaktır, gemilere rağmen başarmaktır Kashna. Güneşe dokunmaktır, yıldız toplamaktır Kaf Dağı’nın Arkası’ndan… Yıldızlarla misket oynayan bir adam vardı ya hani? Geçen karşılaştık, yine yıldızlar vardı avuçlarında, yine geceydi, yine yıldız dağıtıyordu adam ve güneş ağlıyordu ay gülerken."

Devamını Okumak İçin Tıklayınız