DAYI...

Yayınlanma: 10.02.2026 13:01 Güncelleme: 10.02.2026 13:01

Görevde olduğum yıllar. Hızlı yıllarım. Hutbelerimi kendim hazırlıyorum. Genellikle, kul hakkı, iş ahlakı, aile, iyi bir Müslüman, zararsız bir insan nasıl olunur, devrisaadetten örneklemeler yaparak, dilimiz döndüğünce hayata dair konularda, hazırlık yapıp sunuyorum. Cuma müdavimi bir abimiz bir gün. - Hocam bir konu var konuşabilir miyiz? -Tabi buyurun ne demek. -Benim, on beş kadar çalışanım var, sekiz on kadar da yakın arkadaşım, toplam yirmi civarı bir grup, oluştursam, haftada bir akşam sohbet yapmanız mümkün mü? - Pek tabii neden olmasın. (Çalışanım dediklerinin tamamı yirmili yaşlarda gençler.) - Ben bir mekân ayarlarım. Her zaman aynı yerde olacak. Sizi yatsı sonu aldırır, sohbet sonrası, eve, bırakırız. (Bu Arkadaşımız üniversite mezunu, görmüş, geçirmiş, adap erkân bilen biri.) Yoksa biz, hocam senin nasıl olsa mobiletin var, yatsı sonu geliver, sevap olura, alışkınızdır. BAŞLADIK. Her görüşten arkadaş var. Bir benim görüşten kimse yok. (Hızlı yıllarım dedik ya siyasi görüşümden kimse yoktan bahsediyorum, Allah'ım beni affetsin.) Nikâhtan, alışveriş fıkhına kadar, her konuda sohbet ediyoruz. Genellikle soru cevap usulü oluyor. Bir gün gençlerden biri gelmedi, selâmı geldi. -Hayırdır? -Hocam o delikanlının Almanya'da bir dayısı var, bunun sohbete vs. devam ettiğini duyunca, yeğenim sana bin mark gönderiyorum, bununla kendine bir mobilet al, rahat et demiş mi? - Evet. - Oda hemen bir mobilet alır, o hevesle Konya yoluna çıkar. Çıkış o çıkış, bir otomobil ve delikanlı, sonrası hastane. - Şimdilik durumu iyi elhamdülillah. - Gittiğiniz de bizden de çok selam götürün.( O zamanlar bu cep telefonlarının değil akıllısı, serserisi bile herkeste yoktu.) Delikanlı 45 gün ağızdan sıvı ile beslendi, ameliyat vs. Şimdi bunu niye anlattım? Görünüşte her şey normal, gibi. Sohbet, yeğene yardım, herhangi bir, anormallik yok. Delikanlı hasta yatağında şöyle diyormuş. Hay dayım, sana ne benim, vasıtasız oluşumdan. Ben öyle iyiydim. Hâlbuki mark geldiğinde. Havalara uçmuş. Dayıya dualar etmiş. Dünyalar onun olmuş. Sevincinin sınırı yoktu, diyorlar. O zaman biz bilemeyiz bizim için hayır ve şerrin nerede olduğunu. İyi ki de bilmiyoruz. Bir hafta sonra olacak kazayı insan bir hafta önceden bilecek olsa hayat durur. Kırkında kanser olan(Allah korusun) bir insan, yirmisinde bunu bilecek olsa nasıl yaşayabilir? Aslında iyi düşünürsek unutkanlıkta bir nimettir. Şöyle ki, Bir insan, Ölen oğlunu, torununu, annesini yani herhangi bir sevdiğini ilk günkü gibi, unutamadan aklından çıkaramasa, hayat yine durur. Bizi bizden iyi bilen, Rabbimize bin şükür olsun. Elhamdulilahi alâ külli hâl, Sivel küfri veddalâl. Yâni;  Küfür ve dalâlet hariç bütün halime şükür ederim. Demek en iyi dualardan biridir der kitaplarımız. Allah a emanet olunuz.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız