ÇALIŞMAYAN GAZETECİLER GÜNÜ

Yayınlanma: 09.01.2026 20:13 Güncelleme: 09.01.2026 20:13

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Gazetecilik yaptıkları için gazeteciler cezaevlerini dolduruyorlarsa, toplumsal muhalefet, toplum adına muhalefet görevlerini nasıl yapacaklar? Klavyenin başına oturduğumuzdaki kafamızdan geçen yazı ile oradan kalktıktan sonra ortaya çıkan yazı bir olmuyor.  Çünkü başta Cumhurbaşkanımızın hassasiyetlerini gözetmek gerekiyor. Ne yazsak suç kabul edilecek korkusu olan bir gazeteci kafasında tasarladığı yazıyı olduğu şekliyle yayınlayabilir mi? Mümkün değil. Hadi onu çözdük. Cumhurbaşkanını eleştirilemezler mertebesine koyduk. İma yollu da olsa bir şey yazmayacağız.  İnanç gruplarının, etnik grupların, güvenlik örgütlerinin, askerlerin vb. o kadar çok hassasiyet alanları var ki, hepsinin gönlüne göre kelime bulmak bile zor.  Kaldı ki, basın muhaliftir.  Onların keyfine göre değil, milletin ihtiyaçlarına göre pozisyon alır. Bir ülkenin eleştiri mekanizmaları sıkıntı içindeyse, yönetenlerin güç zehirlenmelerinin önü alınabilir mi? Laik ve demokratik bir cumhuriyette hiç olmaması gereken bazı teolojik odakların giderek güçlendikleri ve zaman zaman sistemi tehdit edecek boyutlara ulaştığı yakın zaman öncesi görülmedi mi? Bir gazeteci olarak bu grupların hassasiyetleri beni neden ilgilendirmeli? Kazın ayağı öyle değil işte. Meleler, mollalar, şeyhler, mürşitler, seyyidler ülkesi olduk. O zaman onların hassasiyetleri önemli. Ya dikkat edersin ya da Bekir Ağa Bölüğüne gidersin. Peki Anayasamızın ve yasalarımızın çerçevesini çizdiği demokratik cumhuriyetin hassasiyetleri ne olacak? Susss! Susmaz isen çalışamayan gazetecilerden olursun. Onlar nerede? Ya içeride ya yukarıdaki hassasiyetler ile boğuşmakta ya da işsizler. İşsiz gazeteci için çok anlamlı bir gün olmayan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü gene geldi çattı.  Elimiz gitti geldi. Yazalım mı yazmayalım mı? Gene de arsızlık edip yazdık.  Gününüz kutlu olsun sevgili meslektaşlarım.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız