BÜTÜN İMKÂNLARIMIZ

Yayınlanma: 03.03.2026 13:46 Güncelleme: 03.03.2026 13:46

Bütün imkânlarımızı ayrım yapmadan, bütün Müslümanlarla Allah’ın bütün kullarına uzattığı ip olan Kur’an’a sarılmaya çağıralım. İnsanların en değerlileri, Allah’ın elçi olarak görevlendirdiği peygamberleridir. Onların en seçkin özellikleri: Sıdk/doğru olmalarıdır. Kâfire karşı da doğrudur, Müslüman’a karşı da doğrudur. Eşlerine, komşularına, çocuklara, ihtiyarlara, özetle yaratılan herkese ve her şeye doğru söylemişler ve doğru davranmışlardır. Emanet/güvenilen insanlardırlar. Hainlik yapmazlar. Allah’ın kendilerine indirdiği ayetlere ilave etmedikleri gibi, eksiltme de yapmazlar. Günümüzde bilim adamlarınca olmazsa olmazlardan biri, bilim adamı bir başkasından en küçük bir cümle almışsa o sözün sahibini ve kaynağını yazmak zorunda olmasıdır. Emin olan peygamberlere iman eden ashab, tabiin ve daha sonra onları en güzel şekilde izleyenler de ayet, hadis veya bir ilim adamından bir kısa cümle almışlarsa kaynağını ve sahibini gösterme geleneğine özen göstermişlerdir. Fetanet/akıl, zekâ, basiret, kavrama, firaset gibi insana mahsus özelliklerin zirvesindedirler. Kıyamete kadar gelecek insanlara hitap eden ayetlerle eğitilecek insanlara, o ayetleri en doğru şekilde anlamak, anlatmak, öğretmek ve örnek olmak görevi verildiğinden Rabbimiz, onları en üst seviyede yaratmıştır. Ismet, Rabbimizin korumasıyla şirkten, inkârdan ve günahlardan uzak durmuşlar, insan olmaları nedeniyle bazı zelle/küçük hataları işlemişler ama Rabbimiz, o hatalarının doğrusunu onlara öğretmiş böylece hatasızca ahirete irtihal ettiklerinden kusursuz örnek olmuşlardır. Tebliğ, Allah celle celalühten gelen ayetleri eksiltmeden ve ilave etmeden o günün şartlarında herkese ulaştırmaya başlamış ve 23 senede tebliğini tamamlamış, kıyamete kadar bu ayetlerin ulaştırılmasını, manasını ve nasıl yaşanacağı konusunda Efendimiz’in örnekliğini göstererek tebliğ, her Müslüman’ın her çağda görevi olmuştur. Bu günlerde en fazla üzerinde durmamız gereken Allah’ın Kitabı’nı, Rasülü’nün nasıl anladığı, nasıl tebliğ ettiği, nasıl örnek olduğu, barışta ve savaşta nasıl davrandığını yalnız öğrenmek değil, o ilmi, iliklerimize kadar sindirmek, hayatımızın ayrılmaz parçası yapmak olmalıdır. Kur’an-i Kerim’in bir tek ayetini değil, bir tek harfini değiştirmeden bize kadar getiren Kurra-i Kiram gibi ahkamını da yeniden yaşanır hale getirmek için eğitim merkezleri açalım. Açmak için para lazım demeyelim. Öğretmenler ve imamlar, sizin sahip olduğunuz imkânlara hiçbir kurum sahip değildir. Ana caddenin iki tarafında iki cami var. Birinde cemaat dolup taşarken öbüründe cami imamı bazen geliyor, bazen gelmediği için karşı camiye geçmeye çalışıyor. “At, sahibine göre kişner” der atalarımız. Atı, mahallede süt dağıtmak için kullanılır, yarış atı olarak kullanılır, traktörün çıkamadığı yerlerde çift sürmek için kullanılır. Silah da öyle. Düşman için yapılır ama silahın başındaki sayısız sebeplerden dolayı düşman yerine dosta da atabilir. Saddam ve generalleri örneğinde olduğu gibi. Cami, imamıyla aydınlanır veya karartılır. Öğretmen, öğrencisiyle fark edilir. “Bütün ilimler İslamidir” isimli konferansımı illerimizin yarısından fazlasında konuştum. Özellikle öğretmenlerimize “Okuttuğunuz ilim dalının keşfedenini, tanıttığınızdan daha fazla kâşifi ve keşfettiğini yaratanı tanıtınız” demiştim. Elinizdeki imkânları en güzel, en faydalı şekilde kullanan, mazeret üretmeyen, doğru, dürüst, akıllı, güvenilen, günahlardan uzak duran ve Rabbimizin Kitab’ını en güzel şekilde anlayıp yaşayan Sevgili Peygamberimiz’in her halini örnek alan bir millet olmak için yeniden seferberlik başlatalım.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız