BERATIMIZ TEBRİEMİZE SEBEP OLSUN

Yayınlanma: 03.02.2026 12:49 Güncelleme: 03.02.2026 12:49

Berat kelimesi Kur’an’dan Türkçemize geçen bir kelimedir. Kişinin mahkemede temize çıkmasına berat denir. Aynı kökten Türkçeye geçen ibra kelimesi de temizlemek, aklamak manasında kullanılır. Bu iki kelime de halen hukuk dilinde kullanılmaya devam eder. Padişahların bazı kişi veya kurumlara verdiği imtiyaz belgesine de berat denir. Bu kelimenin türevlerinin hepsinde de borçtan, suçtan, ayıptan, vergiden, hastalıktan… kurtulmak manası vardır. Haccın farz kılındığı sene Sevgili Peygamberimiz, Hazreti Ebubekir’i hac emiri olarak görevlendirir. Tevbe Süresi’nin ilk ayetleri inince Hazreti Ali’yi sonradan gönderir ve bu ayeti Arafat’ta, Mina’da bütün huccaca duyurmasını ister: “Allah ve Rasülü'nün, müşriklerden beri/uzak olduğunun, hacc-ı ekber günü insanlara bir duyurusudur. Eğer pişman olursanız, bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki siz Allah'ı aciz bırakamazsınız. Kâfirleri acıklı azapla müjdele.” (Tevbe Süresi ayet 9/3) Bu ayeti ve devamını tebliğ, ilan, okur, bugünün diliyle resmi gazetede ilan eder. Allah ve Rasülü bütün müşriklerden uzak duracaktır, bu yıldan sonra müşriklerin hac etmesi yasaklanmıştır diye ilan edilir. Bütün peygamberlerin berat kelimesinden türetilen teberrisi olmuştur. İbrahim aleyhisselam, babasını Allah’ın ayetlerine göre hareket etmesi gerektiğini istemiş, Nemrut’un kanunlarını terk etmesini istemiş, bir ömür boyu babasının afvı için Allah’a yalvarmış ama sonunda babasının Allah düşmanlığına devam edip Nemrut’a kul olmada ısrar edince İbrahim aleyhisselam da Allah’ın emriyle babasından teberri etmiş: İbrahim'in babası için istiğfarı, babasına verdiği söz üzerinedir. O’nun, Allah düşmanı olduğu İbrahim'e belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, yanık yürekli, yumuşak huyludur.” (Tevbe Süresi ayet 9/114) Kâfirler de cehennemi görünce teberri edeceklerini ama fayda vermeyeceğini haber vererek şu anda insanları kendi koydukları kanunlara çağıranları uyarmaktadır şu ayet: “Kendilerine azap sözü hak olanlar/yöneticiler ahirette: "Rabbimiz, işte bunlar bizim azdırdıklarımız. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Onlardan uzaklaştık Sana geldik. Onlar yalnız bize de tapmıyorlardı’ dediler.” (Kasas Süresi ayet 28/63) Nemrut, Firavun, Ebucehl, Trump, Putin, Şi gibilerin kurallarına uyanlar da önderlerinden şikâyet edecekler ahirette ve şöyle diyecekler: “Ve (o önderlere) uyanlar: "Keşke dünyaya tekrar dönüş olsaydı da, onların bizden uzaklaştığı gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık" derler. Böylece Allah, onlara amellerini pişmanlık halinde gösterir. Ve onlar ateşten çıkamayacaklar.” (Bakara Süresi ayet 2/167) Yalnız Rahman’ın kulları Müslümanlar, sizi sizden daha fazla düşündüklerinden, ahirette “Aaaah, vaaah, eyvaaay” demeden bu dünyada Lailahe illallah, Muhammedün Rasülüllah/Allah’tan başka yaratan, yaşatan, yöneten, donatan… yoktur, Muhammed de O’nun elçisidir” diyerek, taptıklarınızdan ve yaptıklarınız kötü şeylerden teberri/ayrılmanızı, uzaklaşmanızı isterler. Eğer kabul etmezseniz yine biz: “Sizin dininiz size, benim dinim banadır.” (Kafirun Süresi ayet 109/6) “Eğer seni yalanlarlarsa de ki: "Benim amelim bana, sizin ameliniz size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız, ben de sizin yaptıklarınızdan uzağım.” (Yunus Süresi ayet 10/41) Deriz ama bizde veya sizde son nefes bitinceye kadar, kendimizi ve sizi sonsuz çağlarda cehennemde yanmamamız ve yanmamanız için bıkmadan, usanmadan uyarmaya devam edeceğiz çünkü siz, Allah’ın yarattığısınız, Hazreti Adem’den kardeşlerimizsiniz.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız