ÂLİM, FAKİH, MUHADDİS VE ZAHİD ABDULLAH BİN MÜBAREK

Yayınlanma: 11.03.2026 13:46 Güncelleme: 11.03.2026 14:19

Abdullah bin Mübarek, İmam Ebu Hanife’nin (Rh) talebelerindendir ama hadisçi ve zahid olarak bilinir. Hayatında bir sene talebe okuturmuş, bir sene Allah’ın dininin yayılması için talebeleriyle beraber küffar ülkesine cihada gidermiş. Yine bir cihat esnasında, Tarsus dolaylarında hacca gitmeye hazırlanan biri Abdullah bin Mübarek’e gelmiş, “Ben hacca gidiyorum, bir isteğiniz var mı demiş? O da demiş ki: “Şu mektubu al, kardeşim Fudayl b. lyad’a ver” demiş. Fudayl b. Lyad, eşkıyalıktan vazgeçip evliya makamına yükselen ve tabiinin büyüklerinden ve tasavvuf erbabının ve bütün İslâm âleminin değer verdiği bir insandır. Allah hepsine rahmet eylesin. Mektubu götürmüş ve Fudayl’a vermiş. Mektup, şiir halinde: “Ey Kâbe’de ve Mescid-i Nebi’de Allah’a ibadet eden zat, eğer sen, bizim ne yaptığımızı görmüş olsaydın, ibadetle oyun oynadığının farkında olurdun.” Ey yanaklarını gözyaşlarıyla boyayanlar, bizim göğüslerimiz kanlarımızla boyanmakta. Ey atını batıl yollarda yoranlar, bizim atlarımız düşman üzerine saldırı gününde yorulur. Misk kokuları sizin olsun. Bizim kokularımız atların nallarından çıkan kıvılcımlarla güzel toz kokusudur. Peygamberimizin sözü geldi bize; O sahih, doğrudur ve yalan söylemez. Allah yolunda koşan atların tozu ile cehennem dumanı bir kişinin burnunda eşit değildir. İşte Allah’ın kitabı, aramızda; “Şehitler ölmez” diyor ve yalan değildir.” Fudayl b. Lyad, mektubu getirene demiş ki; “Postacıya ücret vermek gerekir.” Sana ücret olarak Allah Resulü’nden bana rivayet edilen bir hadisi anlatayım: Ebu Hüreyre rivayet ediyor: Bir adam, “Ya Resulallah bana öyle bir amel öğret ki, ben onunla Allah yolunda cihat edenlerin sevabını alayım dedi. Efendimiz, “Hiç ara vermeden namaz kılıp, hiç yemeden oruç tutabilir misin?” diye sorunca, “Ya Resülallah ben zayıfım, gücüm yetmez” dedi. Efendimiz, “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki gücün yetseydi bile yine de Allah yolunda cihat edene ulaşamazdın” buyurur. (İbn-i Kesir tefsiri Al-i İmran 200’üncü ayetin tefsiri) Hafız İbn Asâkir; Abdullah İbn el-Mübârek'in hayat hikâyesinde, Muhammed bin İbrâhîm İbn Ebu Sekine kanalıyla şunu nakleder: Abdullah İbn el-Mübârek, Tarsus'ta bana şu beytleri yazdırdı. Oradan gitmek üzereydi. 170 yılında onu benimle beraber Fudayl ibni Iyad'a okudu. Bir rivayete göre de hicri 177 yılında okumuştur: Mansûr İbn el-Mu'temir... Ebu Hüreyre'den rivayet etti ki; o şöyle demiştir: “Bir adam, ey Allah'ın Rasûlü bana öyle bir amel öğret ki, onunla Allah yolunda mücahede edenlerin sevabına nail olayım” dedi. Allah'ın Rasûlü, “Hiç durmadan namaz kılar, hiç iftar etmeden oruç tutabilir misin?” diye sordu. Adam, “Ey Allah'ın Rasûlü ben buna gücü yetmeyecek kadar zayıfım” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.s), “Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki; buna gücün yetseydi (de yapsaydın) bile yine de Allah yolunda cihadda bulunanlara erişe­mezdin. Bilmedin mi ki mücahidin atı, kendisi üzerinde olmadan bile bir iki adım atsa bu yüzden o mücâhide iyilikler (sevabı) yazılır” buyurdular. Bu hadisin senedine söz söyleyenler olmuş ama aynı hadisi biraz kelime değişikliğiyle Buhari rivayet eder: “Bir adam, Allah Rasülü’ne geldi ve sordu, “Bana cihada denk bir amel söyle” dedi. Allah Rasülü, “Bulamıyorum” dedi ve devam etti, “Bir mücahit cihada gitse, sen de mescide girip ara vermeden namaz kılmaya ve iftar etmeden oruç tutmaya gücün yeter mi” dedi. Adam, “Buna kimin gücü yeter?” dedi. (Buhari Sahih, K. Cihad ve siyer, bab 1, Tirmizi, Sünen, K. Fezailü’l-cihad, bab 1, İmam Malik Muvatta, K. Cihad, babü terğibi’l cihad ve diğer birçok hadis kitabında rivayet edilmiş.) “Ben, hadis değil, ayet isterim” diyenler, buyurun ayet, okuyun: “Ey iman edenler! Size acıklı azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah'a ve Rasülü'ne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihat edersiniz. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Sizin günahlarınızı afveder, sizi altından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerinde güzel evlere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. Seveceğiniz başka bir şey daha var: Allah'tan bir yardım ve yakın bir fetih. Müminleri müjdele.” (Saf Süresi ayet 61/10-13) Bu ayetlerin tefsirini ‘ŞİFA TEFSİRİ’nden bir okuyuverin. Elde yoksa Cantaş Yayınevi’nden isteyiverin. İsteme telefonu: 0530 258 60 58

Devamını Okumak İçin Tıklayınız