ADD ve Eğitim-İş'ten 3 Mart Vurgusu: "Çare Atatürk Cumhuriyeti’dir"
Atatürkçü Düşünce Derneği Karaman Şubesi ve Eğitim İş Sendikası Karaman Şubesi, 3 Mart Devrim Yasalarının yıl dönümü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu.
Atatürk Parkında düzenlenen basın açıklamasında konuşan Eğitim İş Sendikası Karaman Şube Başkanı Hamza Şanlıtürk, şunları söyledi: "Türkiye Cumhuriyeti'ni yoktan var eden Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalist devrimciler, idare-i maslahatçı değil; tarih yapan kadrolardı. İşgal altındaki bir vatanı, fakr ü zaruret içindeki bir milleti ayağa kaldırmanın yarım tedbirlerle mümkün olmadığını biliyorlardı. Bu yüzden devrimleri geciktirmediler; köklü ve esaslı adımlar attılar. Cumhuriyet'in ilanından yalnızca dört ay sonra, 3 Mart 1924'te Türkiye Büyük Millet Meclisi; 429, 430 ve 431 sayılı üç devrim yasasını kabul ederek genç Cumhuriyet'in laik ve ulusal temelini sarsılmaz biçimde inşa etti. 429 sayılı yasa ile Şer'iye ve Evkaf Vekâleti ile Erkan-1 Harbiye Vekâleti kaldırılmış; yerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Yasası ile eğitim birliği sağlanmış; ulusal, laik ve bilimsel eğitim sistemi kurulmuştur. 431 sayılı yasa ile halifelik kaldırılmış; devlet yönetimi ile din işleri kesin biçimde ayrılmıştır. Bu devrim yasaları yalnızca hukuki düzenlemeler değil; Türkiye'nin bağımsızlığının ve çağdaşlaşmasının teminatıdır. Bugün ise emperyalizm, yeni yöntemlerle karşımızdadır. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere küresel güç odaklarının ve onların bölgedeki ileri karakolu niteliğindeki İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve askeri tırmandırma politikaları, emperyalizmin günümüzdeki yüzünü açıkça göstermektedir. Ortadoğu; enerji kaynakları, jeopolitik konumu ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden dizayn edilmek istenmektedir. Irak'ın parçalanması, Suriye'nin yıkımı, Libya'nın çöküşü tesadüf değildir. Bu coğrafya kan ve kaos üzerinden şekillendirilmektedir. Emperyalist müdahaleler hiçbir ülkeye demokrasi getirmemiştir. Getirdiği şey; iç savaş, bölünme, radikalleşme ve uzun süreli istikrarsızlıktır. Türkiye, bu ateş çemberinin tam ortasındadır. Böylesi bir ortamda Cumhuriyet'in laik ve üniter yapısının aşındırılması; eğitim birliğinin zayıflatılması; toplumsal bütünlüğün dinsel ve mezhepsel ayrışmalar üzerinden tartışmaya açılması, ülkemizi dış müdahalelere açık hale getirecek ağır bir tarihsel sorumsuzluktur. Anayasamızın 174. maddesi ile korunan devrim yasalarının ruhu zedelenmektedir. Eğitim Birliği fiilen parçalanmış; bilimsel eğitim anlayışı geriletilmiştir. Cumhuriyet'in "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesil hedefi yerine, dogmatik ve biat kültürünü esas alan bir anlayış yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Halifeliğin kaldırılmasına rağmen hilafet çağrılarının kamusal alanda dillendirilebilmesi; laiklik karşıtı söylemlerin cesaret bulması, Cumhuriyet'in temel felsefesine açık bir meydan okumadır. Oysa Türkiye, yüz yılı aşkın süredir bir arada yaşayabiliyorsa bunu; üniter ulus devlet yapısına, laik hukuk düzenine ve devrim yasalarının sağladığı kurumsal bütünlüğe borçludur. Devrim yasalarını yok saymak; yalnızca geçmişe değil, geleceğe de ihanettir. Cumhuriyet' in kuruluş ayarlarını bozmak; ülkeyi emperyal projelere açık hale getirmektir. Atatürkçü Düşünce Derneği ve Eğitim İş sendikası olarak; 3 Mart Devrim Yasalarının yıl dönümünde bir kez daha haykırıyoruz: Türkiye'nin kurtuluşu, yeniden Cumhuriyet'in kurucu ilkelerine sarılmaktan geçmektedir. Çare; tam bağımsız, laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Atatürk Cumhuriyeti'dir."