A KUŞAĞI MI, Z KUŞAĞI MI?
Bu hafta gazete ve televizyon haberlerinde Amerika’da Z kuşağının %74’ünün (yüzde yetmiş dört) İsrail karşıtı olduğu haberi vardı. Peki, A kuşağı ne diyor buna? Bir şey yazmadıklarına göre bu konuda anket yapılmamış demektir. Anket yerine seçim yapılsa, kimin kime oyu nereye verdiği bilinemese, A kuşağı da Z kuşağı da yüzde yetmiş beşle İsrail’in istenmediği ortaya çıkar. Hatta A kuşağında Trump bile İsrail aleyhine oy kullanır ama zarfı sandığa attıktan sonra acı kokulu gülücüğüyle İsrail’e selam bile yollayabilir. Almanya Federal Meclisi’nde Hitler selamı veren Milletvekili Matthias Moosdorf Federal Meclis oturumu sırasında Meclis girişindeki gardırop alanında bir milletvekiline Hitler selamı verdiğinden hemen o gün dokunulmazlığı kaldırılır ve dava açılır. Konferanslar için gittiğimde görüştüğüm bir Türk asıllı milletvekiline “Alman milletvekillerinden İsrail’i seven birini gördün mü?” dediğimde, “Sorarsan sevmediğini söyleyemediği gibi sevdiğini de söylemez” anlamında bir şeyler söyledi. Avusturya başbakanı olan Jörg Haider (1950-2008) “Hepimiz Hitler kanı taşıyoruz, SS’ler iyi insanlardı” anlamına gelen cümleler kurdu, hemen başkanlıktan indiriverdiler. Hatta o günün gazetecilerinden bazıları Yörük Haydar bile dediler. Karnten Valiliği seçimlerinde yüzde kırk iki oy alan, 1999 ulusal seçimlerinde yüzde 27 oy alarak hükümete ortak olma durumu ortaya çıkınca İsrail büyükelçisini geri çekmişti. Şantaj... Ardan namustan arınan, her türlü yalanı anında uyduran, hedefe varmak için kendisini satmak da dahil, yapamayacağı alçaklık olmayan insanların hedeftekini yıkmak, yerine geçebilmek için hedefteki insana tuzak kuran, tuzağa gelmeyenlere Photoshop’la görüntü uyduran insanların şantajı günümüzde en etkili silahlardan daha etkili olmaya başladı. Şantaj, bazen olanlar üzerinden olur. Bir yanlış iş yaparız, onu da dostumuza söyleriz veya bizi o yanlışı yaparken gören biri sizi o görüntü ile emri altına alır ve hep aynı görüntüyle şantajını devam ettirir. Veya şantajcı, seni en sevdiğin şeylerle kandırır ve seni kendi alanına çeker ve orada nefsin ve şeytanın allayıp pulladığı her şey olduğunda başlangıçta yüzünüz kızararak yapsanız da zamanla ar namus tertemiz olur ve doğru yapanları düşman bilmeye başlarsınız. Sizi, o adaya çeken şantajcı yönetmeye başlar. Bu iki durumla karşılaştığımızda yapmışsak yaptığımızı söyleyelim ve Allah’tan af isteyelim. Yapmadığımız bir şeyi yapmış gibi uyduranlardan da korkmayalım ve şantaja boyun eğmeyelim. Her iki halin sonunda şantajcı onu yayınlayacak. Z kuşağının yüzde yetmiş dördü İsrail’i sevmese de başkanın başının üstünde dolaşan videolar onun başını hep eğdirir, o da eğer başını yapar işini. Belirli makama İslami yollardan gelenler, helal yollardan servet kazananlar, doğruluğuyla şöhret kazananalar da şantajcının avları arasındadırlar. Sevgili Peygamberimiz’i öldürmek, sürgüne göndermek veya hapsetme şantajını Daru’n-Nedve’de/parlamentolarında karar altına alan Mekkeli kâfirler, Sevgili Peygamberimiz için şantajla tehdit etmişler. Kimsenin makamı, serveti, saltanatı ve namusuyla oynamadan, malına haram karıştırmadan, Allah’ın bize bildirdiği sırat-ı müstekıym üzere yolumuza devam ederken isteyen istediği tuzağı kursun. Geri adım atmadan yolumuza devam edeceğiz. Allah, onların tuzaklarını kendi başlarına çevirir.